Nöroblog | “Sol beynimizle konuşuyoruz”
381
single,single-post,postid-381,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-3.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12.1,vc_responsive
 

“Sol beynimizle konuşuyoruz”

“Sol beynimizle konuşuyoruz”

Dr. Broca, Dr. Wernicke ve konuşma bozukluklarının hikayesi (Okuma süresi: 2 dk)

1861 yılında Fransız nörolog Dr. Paul Broca yeni bir hastasını muayene ediyordu. Broca şaşkındı, çünkü hastasının söyleyebildiği tek kelime kendi ismi, “Tan” idi. Dr. Broca hastaya sorular sorduğunda, Tan cümleler oluşturuyor gibi görünmüyordu. Ancak Tan’ın söylenenleri tamamen anlayabildiği gayet açıktı, doktor kendisine ıslık çalmasını ya da bir melodi mırıldanmasını istediğinde bunları problemsiz bir şekilde yerine getirebiliyordu. Ancak konuşma yeteneğiyle ilgili bir sorun vardı. Konuşması ya da bir cümleyi tamamlaması istendiğinde bunu yapamıyordu, yazarak bile başaramıyordu bunu. Dr. Broca Tan’ı nasıl iyileştireceğini bilmiyordu, bir beyin hasarı olduğunu biliyordu.

Ama neredeydi bu beyin hasarı?

Dr. Broca bu sorunun yanıtını ancak Tan öldükten sonra bulabildi: Tan’ın beyninde frontal lobun arka kısmında bir lezyon bulmuştu. Devamındaki birkaç yıl içinde Dr. Broca benzer semptomlara sahip 8 hasta daha muayene etti ve bunların hepsinde benzer lezyonların hep sol beyin yarısında olduğunu keşfetti. Bu keşif Dr. Broca’yı çok şaşırttı, Broca’nın iddiası şuydu: “Nous parlons avec l’hemisphere gauche!” ya da “Sol beynimizle konuşuyoruz!” Böylece farklı beyin bölgelerinin hangi işlevlerden sorumlu olduğunu aradığımız dönem başlamış oldu.

Dr. Broca’nın çalışmalarından etkilenen Alman nörolog Dr. Carl Wernicke beyin hastalıklarının konuşma ve dil yetisi üzerine kendi araştırmalarını yapmaya başlamıştı. Dr. Wernicke henüz 26 yasındayken konuşabilen ancak konuşulan hiçbir şeyi anlayamayan bir hastayla ilgili bir makale yayınladı. Hasta çok konuşuyor, kelimeleri bağlamlarından bağımsız olarak bir araya getirip cümle kuruyormuş gibi davranıyordu ancak konuşmaları anlamsızdı. Bazen tamamen yeni kelimeler uyduruyordu. En kötüsüyse hasta bu durumun farkındaymış gibi görünmüyordu. Dr. Wernicke’nin hastası tıbbi olarak Dr. Broca’nın hastasının tam tersi gibiydi. Dr. Wernicke beyinde başka bir dil merkezinin daha olabileceğini düşünüyordu.

Dr. Wernicke’nin hastasının otopsisi gösterdi ki bu hastanın lezyonu temporal lobun arka kısmında , parietal ve oksipital lobların birbirleriyle birleştikleri yere yakındı. Bu keşif Wernicke’yi birbirinden ayrı iki konuşma merkezi olduğu fikrine itti. İddiasına göre ağız ve damak hareketleri, ses telleri gibi konuşmanın motor yönünü kontrol eden bir “Broca bölgesi” vardı. Onun keşfi ise konuşmanın duyusal yönünü kontrol eden ve Wernicke alanı olarak adlandırılacak bir başka bölgeydi, bu bölge kelimelerin algılanmasından sorumluydu. Wernicke bölgesi işitme alanı ve bağlantı korteksiyle çevrelenmişti ki, bu sayede işitsel, görsel ve duyusal uyarılar birleştirilerek kompleks algılar oluşabiliyordu.

Broca Wernicke

Anlaşılır ve akıcı bir konuşma için bu iki dil programının birbiriyle uyumlu çalışması zorunludur. İki bölgenin bağlantısı “arcuate fasciculus” adı verilen bir sinir demetiyle sağlanır. Bu bağlantı hasar görürse hasta duyduğu kelimeleri anlar ve yazıları okuyabilir, konuşmada sorun yaşamaz çünkü hem Broca hem de Wernicke bölgeleri sağlamdır. Ancak aradaki bağlantı hasarlı olduğu için konuşmada ahenk bozulur. İletim afazisi adı verilen bu durumda hasta tekrar etmesi istenen cümleleri tekrar edemez.

Broca ve Wernicke nörolojinin erken döneminde beyindeki yapı-fonksiyon ilişkisine dair keşifler yaptılar. Çalışmaları kendilerinden sonra gelen sınırbilimcilere insan beynindeki farklı bölgelerin işlevlerini ve bunların insan davranışlarına etkilerini araştırmak konusunda ilham verdi ve bu çalışmalar bugün hala devam ediyor!

Referanslar:

Price C.J. (2000). The anatomy of language: contributions from functional neuroimaging, Journal of Anatomy, 197 (3) 335-359. DOI: http://dx.doi.org/10.1046/j.1469-7580.2000.19730335.x

Kertesz A. (1993). Clinical Forms of Aphasia, Acta Neurochirurgica Supplementum, 52-58. DOI: http://dx.doi.org/10.1007/978-3-7091-9239-9_9

Damasio A. (1984). The Neural Basis of Language, Annual Review of Neuroscience, 7 (1) 127-147. DOI: http://dx.doi.org/10.1146/annurev.neuro.7.1.127

Görüntü via Jooyeun Lee.

***

Makale ilk olarak 13 Ağustos 2014 tarihinde KnowingNeurons.com sitesinde “A Tale of Two Aphasias” başlığıyla yayınlanmış olup NöroBlog’un Knowing Neurons ile yaptığı işbirliği çerçevesinde Türkçeleştirilmiştir. 

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.