Nöroblog | Kötü anıları silme hapı gerçek mi oluyor?
434
single,single-post,postid-434,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-3.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12.1,vc_responsive
 

Kötü anıları silme hapı gerçek mi oluyor?

Kötü anıları silme hapı gerçek mi oluyor?

Edebiyatta ya da sinemada sayısız örneği olan bir durumdur: Bu hapı al ve tüm belleğin sonsuza kadar silinsin.

Hafıza en önemli zihinsel fonksiyonlardan biri. Özellikle ileri yaşlarda hafıza sorunları ile birlikte giden ve demans adı verilen (en sık bilinen biçimi Alzheimer demansı) bunama durumu insanları korkutan tıbbi durumlardan biri. Bununla birlikte her anıyı ömrümüzün sonuna kadar saklamak istemiyoruz. Özellikle de her hatırladığımızda bize yeniden acı veren “travmatik” anıları.

You take the blue pill—the story ends, you wake up in your bed and believe whatever you want to believe.

You take the blue pill—the story ends, you wake up in your bed and believe whatever you want to believe.

Bilim insanları kötü anıları silme konusunda uzun yıllardır çalışıyorlar. Birkaç gün önce Nature Molecular Psychiatry dergisinde bu konuya dair yeni ve ses getiren bir çalışma yayınlandı. Uzun yıllardır yakından tanıdığımız ve klinikte enfeksiyonları tedavi etmekte kullandığımız doksisiklin adı verilen bir antibiyotiğin kötü anıları silmekte/belirsizleştirmekte yardımcı olabileceği bulundu.
80 kişi üzerinde yapılan çalışmada deneklere ağrılı uyaranlar verildi, ancak çalışmadan önce kontrol grubundaki kişilere plasebo tablet verilirken diğer gruba 200 mg’lik doksisiklin tabletleri verilmişti. Ağrılı uyaranlardan sonra her iki gruptaki deneklere de yaşadıkları deneyimin olumsuzluk derecesi soruldu. Sonuca göre doksisiklin alan denekler yaşadıkları deneyimi plasebo alanlara göre üçte iki oranında daha az acılı buldular.
Doksisiklin ani oluşumundaki önemli enzimlerden birinin çalışmasını bozuyor.

Çalışmanın protokolü

Çalışmanın protokolü

Kısacası olan şu: Denekler uyaranları eşit derecede ağrılı hissetse de doksisiklin alanlarda bu ağrının hatırası çok daha az kalıyor.
Çalışmayı yapan Zürih Üniversitesi araştırmacıları ilacın psikoterapi ile kombine bir şekilde kullanılarak mevcut kötü deneyimlerin etkilerinin de azaltılabileceği görüşünde, buna yönelik çalışmalar başlamış bile.

Yani bizi bırakıp giden eski sevgilimizi hatırladığımızda daha mı az üzüleceğiz?
Muhtemelen evet. Ama bu ya da önümüzdeki dönemde çıkacak başka bir ilaç aşk acılarını unutmaktan çok “travma sonrası stres bozukluğu” (TSSB) denen bir ruhsal bozukluğu tedavi etmeye yönelik.

Daha önce tanışmış mıydık?

Daha önce tanışmış mıydık?

TSSB uzun yıllardır bilinen bir durum. Ancak Körfez Savaşları ve Irak’ın işgali harekatlarından dönen ABD’li askerlerde sıklıkla görülmesi nedeniyle yeniden gündeme geldi. Bu askerlerden bazıları Irak’ta gördüklerini unutamadıklarını, her gece bu olayları yeniden yaşadıkları kabuslar gördüklerini, anılarını hatırladıkça kendilerini kötü hissettiklerini ve hiçbir şeye konsantre olamayıp günlük hayatlarına devam etmekte zorluk çektiklerini söylüyorlar. Bu anlatılanlar TSSB’nin de basit bir tanımı. TSSB sadece savaşlardan sonra değil, doğal afetlerden ya da tecavüz gibi travmatik olaylardan sonra da görülebiliyor ve hastaların hayatlarına devam edebilmelerini oldukça zorlaştırıyor.
Çalışma önemli ve etkileyici, bu alandaki yeni gelişmelerin de habercisi.

 

Konuyla profesyonel olarak ilgilenen ve çalışmanın orijinalini okumak isteyenler için link:

http://www.nature.com/mp/journal/vaop/ncurrent/full/mp201765a.html

 

Çalışmayı detaylıca anlatan iki haber linki (İngilizce):

http://www.medicalnewstoday.com/releases/316773.php?tw

http://neurosciencenews.com/ptsd-doxycycline-6365/

 

Görseller:

Wikimedia Commons ve IMDb

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.