Nöroblog | İnsanın Aklını Başından Alan 12 Sendrom ve Sanrı
Alice harikalar diyarında sendromu, fikir ekleme, hayvana dönüşme sanrısı, Paris sendromu ve daha fazlası... Sanrılar geçici ataklardan tedavi edilemez zihinsel hastalıklara kadar her şekil ve boyutta gelebilir. Ancak hepsinin bir ortak noktası var: Gerçeklikten kopuk olmak. Sanrılar mantık dinlemez ve gerçeklere boyun eğmezler. İşte en ilginç sanrısal inanışlardan 12 tanesi...
Sendrom, Sanrı, Sinirbilim, Psikiyatri, Nöroloji, Psikoloji
634
single,single-post,postid-634,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,select-theme-ver-3.4,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12.1,vc_responsive
 

İnsanın Aklını Başından Alan 12 Sanrı ve Sendrom

İnsanın Aklını Başından Alan 12 Sanrı ve Sendrom

İnsanın Aklını Başından Alan 12 Sanrı ve Sendrom (Okuma süresi: 4 dk)

Sanrılar, geçici ataklardan tedavi edilemez zihinsel hastalıklara kadar her şekil ve boyutta gelebilir.
Ancak hepsinin ortak bir noktası var: Gerçeklikten kopukmak. Sanrılar mantık dinlemez ve gerçeklere boyun eğmezler.
 
İşte en ilginç sanrı ve sendromlardan 12 tanesi…
 
Alice in Wonderland / PSYBLOG

Alice in Wonderland / PSYBLOG

 

1. Alice Harikalar Diyarinda Sendromu: Adı Lewis Carroll’un romanından gelen bu sanrı, hem mekan hem de zaman algısını etkiliyor. Bazı hastalar, kendilerini ve diğerlerini gerçekte olduklarından daha büyük görüyorlar. Ayrıca zamanı algılamakta zorlanabiliyorlar. Alice harikalar diyarında sendromunun illa zihinsel hastalıklarla ilgili olması gerekmiyor, sağlıklı insanlar arasında yaygın bir delüzyon. Bazı insanlar çocukluklarında veya uykuya dalmadan hemen önce bunu deneyimlediklerini bildiriyorlar. Bu sanrının en yaygın sebebi migren, Lewis Carroll’un da bir migren hastası olduğunu biliyoruz ve muhtemelen migreni sayesinde sahip olduğu bu sanrı hikayelerine esin kaynağı oldu.

 

2. Cotard Sendromu: “Yürüyen ceset sendromu” olarak da bilinen Cotard sendromunda hasta öldüğüne, var olmadığına ya da iç organlarını kaybettiğine inanır. Cotard delüzyonundan muzdarip olanlar varolduklarını inkar ederler; doğal olarak bu, gerçekliği anlamakta zorlanmalarına neden olur. Cotard sendromlu hastalar oldukça içe kapanıktır, kişisel bakımlarını yapmamaya eğilimlidirler. Bu sanrı şizofreni hastalarında görülebilir.

 

3. Capgras Delüzyonu: Nörolojik olarak Cotard sendromuna benzeyen Capgras delüzyonunda hasta kişi bir yakınını gördüğünde onun gerçek yakını olduğuna inanmaz, yakınının yerine onun gibi görünen bir taklidinin geçtiğine inanır. Bu sanrının ismi onu ilk defa tanımlayan Fransız doktor Joseph Capgras’tan gelir. Capgras da Cotard gibi genellikle şizofreni ile ilişkilidir ancak beyin hasarı ve bunama durumlarında da ortaya çıkabilir.

 

4. Folie à deux: En çekici delüsyon isimlendirme ödülünü kazanan “Folie à deux” tam anlamıyla ‘iki kişilik delilik’. Daha teknik bir isimle “paylaşılan psikoz bozukluğu” olarak bilinir, iki arkadaş ya da baba ve oğul gibi birbirine yakın iki ya da daha fazla kişinin aynı delüzyonları paylaşması durumudur.

 

5. Fikir Ekleme: Hasta kişi düşüncelerinin kendisine ait olmadığına, kendisine sonradan eklendiğine inanır. Hasta bu düşüncelerin bazen belirli bir kişiden geldiğine inanır, bazense nereden geldiğini bilemediğine. Fikir ekleme sanrısı genellikle şizofreninin bir semptomudur.

 

6. Paris Sendromu: Paris sendromu, ışıklı şehrin beklentilerini karşılayamadığını düşünen turistlerde görülür. Halüsinasyonlar, eziyet sanrısı, endişe ve diğer somatik belirtiler görülebilir. Paris sendromu kulağa şaka gibi gelebilir, ancak yılda yaklaşık yirmi Japon turistin bu sendrom sonucu hastaneye kaldırıldığı düşünülmektedir. Bazıları bu sendroma Paris’i hayallerinde idealize eden Japon turistlerin yaşadığı kültür şokunun sebep olduğunu düşünüyorlar. Paris sendromunun tedavisi eve gitmektir.

7. Jerusalem Sendromu: Paris, ziyaretçilerinin akıl sağlığına zarar verme tekeline sahip değil. Kudüs’e gelen bazı ziyaretçiler ziyaret sırasında şehre saplantı geliştiriyorlar. Bu sendromu yaşayanlar ilahiler söyleyip İncil’den ayetler bağırmaya başlar; hatta bazıları, halka açık alanlarda kötü vaazlar vermeye bile başlar. Tahminlere göre, bu sendromdan hastaneye kabul edilen insan sayısı yılda 40 kişiye yaklaşmıştır. Tıpkı Paris sendromunda olduğu gibi, tedavi eve gitmektir.

 

8. Othello Sendromu: Bu sendromdan muzdarip kişi hiçbir kanıt olmasa bile,  partnerinin kendisini aldattığına inanır. Sendrom yalnızca bildiğimiz partner kıskançlığından daha fazlasıdır, hastalar güçlü obsesif düşünceler deneyimler. Durmaksızın, partnerlerini kontrol ederler, onları takip ederek nerede oldukları hakkında sorguya çeker, ileri durumlarda şiddet uygulayabilirler.

 

9. Ekbom Sendromu: Ekbom sendromu bir kabus nedenidir. Hastalık hastalığının bu en nahoş biçiminden  muzdarip kişi bedeninin parazitler tarafından istila edildiğini düşünür. Hasta kişilerin, psikolog veya psikiyatrist  yerine, haşere kontrol uzmanları veya dermatologlarla temasa geçmesi nadir değildir. Sendromun ismi 1930′ lu yıllarda bu konuda yazmış olan İsveçli nörolog Karl Axel Ekbom’ dan gelir.

 

10. Kurtadamlaşma sanrısı: Kurtadamlaşma sanrısı kişinin bir hayvana dönüştüğüne inanmasıdır. Sendroma sahip hastalar yalnızca insanların kurtlara dönüştüğünü düşünmüyorlar, klinik raporlarına göre; kurbağa, kedi, at, kuş, sırtlan ve hatta arılara dönüştüklerini de düşünebiliyorlar.

 

11. Çoğul Paramnezi: Bu durum genellikle beyin hasarı sonrasında ortaya çıkar, kişi bir yer veya bir bölgenin kopyalandığını yada başka bir yere taşındığını düşünür. Örneğin kafa travmalarına maruz kalan bazı askerler, öyle olmadığı halde iyileşmekte oldukları hastanelerin memleketlerine yakın olduğunu düşünürler. Sendromun Cotard  and Capgras ile bazı ortak özellikleri vardır, bu sendromlarda hastalar insanların, nesnelerin veya yerlerin bir şekilde dönüştürüldüğünü veya yer değiştirdiğini düşünürler.

 

12. Öznel Çiftler Sendromu: Kişi, kendisi gibi görünen ancak farklı bir kişilik ve hayatı olduğuna inandığı bir ikize, yani bir “doppelgänger”‘ a sahip olduğuna inanır. Doppelgänger’ lar yabancı veya aile üyesi olabilir. Bazı hastalar bu kişilerin görünüşlerini çaldığına inandıklarından öfkelenebilirler, psikolojik ve fiziksel saldırılarda bulunabilirler. Sendrom çoğunlukla bipolar bozukluk ya da şizofreni hastalarında görülür, ancak çok nadirdir.

 

Kaynak: 12 Most Mind Blowing Delusions and Syndroms / PSYBLOG

***

Yazı ilk olarak PSYBLOG’da “12 Most Mind-Blowing Mental Delusions and Syndromes” başlığıyla yayınlanmış olup NöroBlog ekibi tarafından Türkçeleştirilmiştir.

***

Yazıyı beğendiyseniz anasayfamızda daha fazlasını bulabilirsiniz.

NöroBlog sadece bir blog değil; YouTube, Facebook ve Twitter hesaplarımızdan da bize ulaşabilirsiniz.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.