Hamilelik Beynimizi Nasıl Değiştirir?

Hamilelik, kadın vücudunu sayısız şekilde değiştirmekte. Günümüzde bilim insanları bu değişikliklerin beyni de etkilediğini öğreniyor.

Gelişmekte olan embriyo rahme yerleştiği andan itibaren bir kadının vücudu büyük ölçüde değişmeye başlar. Anne adayının karnının büyümesi, yorgunluk, çalkantılı ruh hali, sabah bulantısı gibi bazı değişiklikler kendini hemen belli eder. Pek bariz olamayan ise beyninde gerçekleşen değişimlerdir.

Hamilelik Testi

British Columbia Üniversitesi’nden sinirbilimci Liisa Galea, “Fetüsün gelişebilmesine imkan sağlamak için kadın vücududunun geçirmesi gereken pek çok muazzam konak adaptasyonu var.” diyor. Galea ve diğer araştırmacılar bu adaptasyonlara kadın beynindeki fonksiyonel ve yapısal değişikliklerin de dahil olduğunu anlamaya başladı.

2016’da, Hollanda ve İspanya’dan bir grup araştırmacı, hamilelikte beynin içinde neler olduğu öğrenmek için manyetik rezonans görüntüleme (MR) kullandı. Araştırmacılar, kadınların hamilelik döneminden önce ve doğum yaptıktan sonra çekilen MRG görüntülerini karşılaştırdıklarında beyindeki sinir hücrelerinin hücre gövdelerini ve sinapslarını içeren pembemsi gri renkli dokusu “gri cevher”in küçüldüğünü” buldular. Üstelik hacim kaybı doğumdan sonraki en az 2 yıl boyunca devam etti.

Gri cevherin kaybı zararlı gibi gözükse de asıl etki tam tersi olabilir. Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden sinirbilimci ve araştırmanın başyazarı Elseline Hoekzema, “Herkes hacim kaybını fonksiyon kaybı olarak olumsuz bir şeymiş gibi düşünüyor” diyor. Ancak hacim kaybı aynı zamanda “beyindeki bağlantıların ince ayarını” temsil etmekte. Hoekzema bu değişimi ergenlik döneminde beyindeki sinapsların (sinir hücreleri arasındaki bağlantılar) pek çok hormonun uyarısı üzerine budanmasıyla karşılaştırıyor. Böylelikle daha etkili, dinamik beyin devreleri oluşmakta. Yine de Hoekzema, hamile kadınlardaki gri cevher küçülmesinin arkasında sinaptik budamanın mı yoksa nöron veya glial hücre kaybı gibi başka bir mekanizmanın mı olduğunu kesin olarak söyleyemediklerini not düşüyor.

Beyinde küçülmenin en çok olduğu kısımlar, başkalarının duygu ve düşüncelerini anlama yeteneğini sağlayan “sosyal kognisyon” ile ilişkili bölgeler. Yeni anne olmuş birisine bebeğinin fotoğrafı gösterildiğinde bu bölgeler aktifleşip ışıldıyor.
Hoekzema, gelişmiş sosyal kognisyonun bebeğin çıkardığı çeşitli seslerin ve ağlama sebebinin anlaşılmasını sağlayarak annenin bebeğine göz kulak olmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.

Hamilelik beyindeki gri cevheri yani sinir hücrelerinin hücre gövdelerini ve sinapslarını içeren pembemsi gri renkli dokusunu küçültür. En çok küçülen bölgeler (sarı ile belirtilmiş) sosyal kognisyon ve bebek bakımındaki davranışlarda büyük rol oynar. Araştırmacılar bu küçülmenin sinir hücreleri bağlantılarındaki “ince bir ayarı” temsil ettiğine inanıyor.
Hamilelik beyindeki gri cevheri yani sinir hücrelerinin hücre gövdelerini ve sinapslarını içeren pembemsi gri renkli dokusunu küçültür. En çok küçülen bölgeler (sarı ile belirtilmiş) sosyal kognisyon ve bebek bakımındaki davranışlarda büyük rol oynar. Araştırmacılar bu küçülmenin sinir hücreleri bağlantılarındaki “ince bir ayarı” temsil ettiğine inanıyor

Sosyal kognisyondaki gelişimlerin bir bedeli olabilir. Araştırmalarda hamilelik ve lohusalık dönemindeki kognitif değişiklikler incelenirken karışık sonuçlar elde edilmiş. Çoğu kadın hafıza problemleri yaşadığını bildirmiş, “hamilelik beyni” olarak adlandırılan bir fenomen. Örnek olarak uzamsal hafıza, bebeğin sağ kalmasında kritik bir rolü olmadığından hamileliğin sonlarına doğru bu durumdan muzdarip olabilir. Galea, bunun yerine vücudun tüm enerjisini ve kaynaklarını bebeğin bakımına yönlendirdiğini söylüyor.

Hamilelik sırasında beynin yapısı ve fonksiyonundaki değişiklikler büyük bir ihtimalle östrojen, progesteron gibi bir takım hormonlar tarafından tetikleniyor. Bireyin yaşamı boyunca hamilelik dönemine göre daha fazla hormon salgılanan ve dalgalanmaların olduğu başka bir zaman dilimi yok ve hormonlar beyin hücrelerinde güçlü değişiklikler yaratabilmekte. Buna rağmen araştırmacıların büyük bir bölümü hamileliğin ve hamilelik hormonlarının beyni şekillendirdiğini ihmal ettiler – son yüzyılda hamileliğin kadın beyni üzerindeki etkisini araştıran sadece birkaç düzine çalışma var.

Galea, bu konu üzerine çok ama çok az araştırma yapıldığını ve hamileliğin üzerinde daha çok çalışılması gereken, kadın hayatındaki önemli bir deneyim olduğunu vurguluyor.

***

Çeviri: Cerrahpaşa Nörobilim Kulübü’nden Ebru Özbezen

Orijinal Metin: How Pregnancy Changes the Brain – Alexis Wnuk, BrainFacts/SfN

***

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.