Anestezi Nasıl Çalışır?

Anestezikler varken kim korkar ameliyattan!

Tıpta çığır açan anestezi işlemini canlıların çeşitli ilaçlar ile geri dönüşümlü ve kontrollü bir şekilde koma haline sokulması, bilimsel olarak doğru olmasa da uyutulması olarak tanımlayabiliriz. Bu uyku halinde kalp atışı ve solunum gibi fonksiyonlar düzenli bir şekilde devam eder, lakin uyutulan canlı aksi takdirde çok acı verecek işlemleri hissetmez.

anestezi

Uzun süreli bir ameliyat için değil ama endoskopi – hani şu boğazdan mideye hortum indirip parça aldıkları işlem – için bana da genel anestezi uygulanmıştı. O zamana kadar anestezi için kullanılan ilaçlar ile çalışmış olsam da anesteziyi hiç tatmamıştım. Yüzünü göremediğim biri ondan geriye doğru sayıyordu. Sanırım 7 dediklerinde küt diye uyuyakalmıştım. Doktorlar midemden parça alırken ben rüyamda bilgisayar başında doktora çalışmalarıma devam ediyordum (rüyada bile bilim, bilim, bilim!). Uyandıktan sonra, kısa bir süre ne gerçek ne rüya karıştırdım, sonra her şey netleşti, gerçeği buldum. En azından bulduğumu sanıyorum çünkü henüz kimse bana bilgisayardan beyaz tavşanı takip etmem için bir mesaj göndermedi.

Peki, anestezide kullanılan bu ilaçlar nedirler ve nasıl çalışırlar?

Bilinen en eski ve en tanıdık anestezik etanoldür [1]. Alkol tüketimi ile daha kolay uyunabilmesi de işte etanolün bu anestezik özelliğinden kaynaklanır. Lakin günümüzde ameliyatlarda size etanol vermiyorlar. Çünkü uzun süreli uykuyu sağlamak için verilmesi gereken etanol miktarı vücudumuzda zehirli etkilere yol açıyor. Onun yerine, ondan daha etkin olan başka anestezikler kullanılıyor; 1977 yılında keşfedilen propofol [2] bunlardan en yaygın olanı. Tanıdık geldi mi bu isim? Bundan dokuz yıl önce Michael Jackson’ın ölümü ile ilgili haberleri okuduysanız bu ismi de oradan hatırlıyor olabilirsiniz, çünkü ölümüne neden olduğu söylenen ilaçlardan biriydi [3]. Her ilaç gibi yüksek dozları öldürücü olan propofol kontrollü kullanım ile bizlere ağrısız sızısız ameliyat imkânı tanıyor. Bunu da sinir sistemimizin elektrik üretimini değiştirerek sağlıyor.

Elektrik mi üretiyoruz?

Yanlış okumadınız, evet. Anesteziklerin çalışmasını anlamak için önce biraz sinir sistemini tanıyalım. Sinir sisteminde bir hücre boyunca bilgi iletimi elektrik sinyalleri ile sağlanır. Bu elektrik sinyallerinin başlaması ise sinaps denilen bağlantı noktalarındaki kimyasal sinyaller ile mümkündür. Sinapsa gelen hücre sinir iletimcisi (“neurotransmitter”) denilen kimyasallar salgılar. Sinapstan çıkan hücre ise yüzeyinde bulunan iyon kanalı (iyon taşınımı yapan proteinler) da denilen alıcılar ile bu kimyasallara bağlanarak hücre içine yüklü parçacıklar taşır. Hücre içinde biriken bu yüklü parçacıklar da elektrik sinyalleri oluşturur. İşte anestezikler, ve hatta depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, kimyasal sinyalleri elektrik sinyallerine çeviren bu alıcılara bağlanarak etki ederler. Bu ilaçların kimi, vücutta doğal olarak bulunan sinir iletimcilerini taklit edip onların yerini alırken; kimi de bu iletimciler ile birlikte çalışarak onların etkisini arttırır [4].

Anestezi sonrası görülen yan etkilerin bir kısmı, bu ilaçlar iyon kanallarına istenilenden daha uzun süreli bağlı kaldığı için görülür. Kimi insanlar anesteziye beklenenden daha şiddetli tepki verir ve ameliyat sonrası kusma ve bulantı gibi yan etkiler görülür. Ender de olsa anesteziye karşı allerjik tepki gösterenler de var. Anlayacağınız pek de masum ilaçlar değiller. Bu nedenle, anesteziklerin yan etkilerini azaltmak amacıyla biz araştırmacılar her gün yeni arayışlar içindeyiz. Bu arayışımızda hem deneysel bulgulardan hem de iyon kanallarının üç boyutlu yapıları ile yapılan hesaplamalardan elde edilen veriler kullanıyoruz.

Üç boyutlu yapılardan hesaplama mı? Ee onu da başka bir yazımızda anlatırım artık!

Hazırlayan Özge Yoluk
Düzenleyen Onur Pusuluk

NöroBlog Kapak Görseli Freepik

***

Yazı ilk olarak epiSTEM Türkiye sitesinde yayınlanmış olup NöroBlog‘un epiSTEM Türkiye ile yaptığı işbirliği çerçevesinde NöroBlog’da yeniden yayınlanmıştır.

***

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.

***

Kaynaklar 

  1. Whitby, J. D. (1980), Alcohol in anaesthesia and surgical resuscitation. Anaesthesia, 35: 502–505. doi:10.1111/j.1365-2044.1980.tb03830.x
  2. Miller, Ronald D. 2015. Miller’s anesthesia. Elsevier.
  3. Michael Jackson’s Death: propofol (Diprivan) FAQ” by Benjamin C. Wedro, MD.
    https://www.medicinenet.com/script/main/art.asp?articlekey=113188 (12-02-2018)
  4. Shepherd, G.M. 1994. Neurobiology. Oxford University Press