Görsel İllüzyonlar Beynimizi Nasıl Kandırıyor?

“Gözümle görmeden inanmam” diyenlerden misiniz?

Bence gözlerinize o kadar da güvenmeyin.

Duyularımız etrafımızdaki dünyayı algılayabilmemiz ve yaşamımızı sürdürebilmemiz için oldukça yeterli olsalar da mükemmel değildirler. Bu yüzden yanılmaya da açıktırlar.

Alttaki resimdeki sarı çizgilerden hangisi daha uzun?

Eminim pek çoğunuz benim gibi üstteki çizginin alttakinden daha uzun olduğunu düşündü.

Oysa bu çubukların boyutları tamamen aynı.

Beynimiz günlük hayatta pek çok kez karşılaştığı birbirine paralel iki çizginin (tren rayları, yollar, vb.) uzakta bir noktada birleşmesi gibi bu resimdeki çizgilerin de birbirine paralel olduğunu varsaydı. Bu nedenle çubukların retina üzerine izdüşümleri büyüklük olarak aynı olmasına rağmen, beynimiz uzaktaki çubuğun daha uzun olduğuna karar verdi. Yani çubukların bulunduğu bağlama dayanarak uzunlukları hakkında bir yargıda bulundu.

Bunun gibi önceden edindiğimiz bilgileri kullanarak çevremizde olanları anlamlandırmaya çalışmaya yukarıdan-aşağıya işleme (top-down processing) denir.

Yukarıdan-aşağıya işleme bu örneği açıklamamızda yeterli olsa da, başka örneklerde çok işimize yaramayabilir.

Şimdi yukarıdaki resme birkaç saniye boyunca dikkatlice bakın!

Resimdeki beyaz çizgilerin kesiştiği yerlerde soluk gri noktalar görürüz. Gözümüzü resim üzerinde gezdirdikçe bir görünüp bir kaybolur bu noktalar. Bu optik yanılsamayı yukarıdan-aşağıya işlemeyi kullanarak açıklayamayız ama tabi ki bir açıklaması var.

Anlayabilmek için gözümüzdeki sinir hücrelerinin bazı özelliklerine bakmamız gerek.

 

Omurgalı canlıların retinası 3 ayrı hücre katmanından oluşur. En dışta ışığa duyarlı fotoreseptör hücreleri, orta kısımda ara nöronlar ve en iç kısımda ise optik sinire bağlanan ganglion hücreleri bulunur. Bu hücrelerin aktive olabilmeleri için retinanın belli bir bölgesinin ışıkla aydınlatılmış olması gerekir. Bu konsepte alıcı bölge (receptive field) denir.

Ganglion hücrelerinin alıcı bölgesi soldaki şekildeki gibidir. Çemberin merkezinden uyarıldıklarında aktive olan bu hücreler, çemberin dışındaki alanlar tarafından uyarıldıklarında ise inhibe (pasifize) olurlar.

Bu yüzden kesişim bölgesinde bulunan bir noktadan alınan uyarı daha çok inhibe eden bölgeden geldiği için bu kısım fazla inhibisyondan dolayı gözümüze siyah görünür. Ancak ara bölgelerde böyle bir durum söz konusu olmadığından siyah noktalar buralarda görünmezler.

Ayrıca resme direk baktığınızda bu siyah noktaların direkt baktığınız noktalarda değil de yanlarda göründüklerini fark etmiş olabilirsiniz. Bunun nedeni odak noktamızdaki nesneleri daha iyi görmemizi sağlayan sarı noktada (fovea) bulunan hücrelerin alıcı alanlarının daha küçük ve keskin olmasıdır. Daha küçük alıcı alanlar o bölgeyi daha net ve doğru bir şekilde algılamamızı sağlar. Sarı noktadan uzaklaştıkça büyüyen alıcı alanlar ise kandırılmaya müsaittirler.

Bu örnekteki gibi daha önceden edindiğimiz bilgileri kullanmadan ve sadece çevresel uyarıları kullanarak, çevremizde olanları anlamlandırmaya çalışmaya aşağıdan-yukarıya işleme (bottom-up processing) adı verilir.

Beynimiz yukarıdaki örneklerde olduğu gibi yanılmaya açık olsa da, aslında oldukça zorlu işler başarmakta. Örneğin 3 boyutlu nesnelerin hareketini anlayabilmek için onların retina üzerindeki 2 boyutlu izdüşümlerini kullanır ve neredeyse mükemmele yakın bir sonuç elde eder.

Siz yine de bundan sonra “gözümle görmeden inanmam” yerine duyduklarımın hiç birine gördüklerimin ise yarısına inanırım” demeyi tercih edebilirsiniz.

Eğer sizin de beynimizi nasıl kandırdığını merak ettiğiniz görsel illüzyonlar varsa bize ulaştırın, açıklayalım!

E-Mail adresimiz: noroblogNB@gmail.com

Kaynaklar ve ileri okuma:

Kitap Fundamentals of Neuroscience syf.577-578

Kitap Sensation and Perception, 4th Edition

Görsel 1 Blogspot

Görsel 2 Hermann Grid İllüzyonu

Gaipten Sesler Duymak