Alzheimer Kadınları ve Erkekleri Farklı Etkiliyor

Yaşlanmak kaçınılmaz olabilir, Alzheimer değil.

Alzheimer’a sebep olan süreci engellemek ne yazık ki henüz mümkün değil. Alzheimer sürecini yavaşlatma ve hastalığı tedavi etme kabiliyetimiz ise hastalığın nasıl ortaya çıktığı ve nasıl ilerlediği konularındaki bilgi eksikliklerimiz nedeniyle üst seviyede değil. Eksik olduğumuz bir diğer konu ise Alzheimer’ın neden erkeklerde ve kadınlarda farklı oranlarda görüldüğü. Kaynak taraması yaptığınızda bu konu hakkında ortaya atılmış birçok fikir görebilirsiniz, ancak yapılan deneysel çalışmaların çok büyük bir kısmında erkek ve kadın bireylerden gelen veriler birlikte değerlendiriliyor.

Cinsiyet hormonlarından biri olan östrojenin hastalık sürecinde rol aldığına dair veriler mevcut fakat neden ve nasıl sorularına henüz cevap bulunabilmiş değil. Bir çalışmaya göre, yumurtalıkları alınmış kadınlar (yumurtalıklar menapoz öncesi kadınlarda östrojen kaynağıdır) bunamaya daha yatkın hale geliyor. Bu bireylere uygulanan östrojen terapisi ise süreci tersine çeviriyor.

Erkeklerde ise birbiriyle çelişen araştırmalar mevcut. Bir tanesine göre, prostat kanserinin tedavisine yönelik olarak gerçekleştirilen androjen azaltma terapisi Alzheimer hastalığına zemin hazırlıyor. Özetle, cinsiyet hormonlarının hastalık sürecinde aktif rol oynadığı tahmin ediliyor fakat nedeninin ve aşamalarını öğrenmek için birçok araştırmaya ihtiyaç var.

Ayrıca hastalığa neden olan faktörlerin görülme sıklığı da cinsiyetler arasında farklılık gösteriyor. Örneğin Alzheimer’a neden olan etmenlerden bir tanesi depresyon. Ne var ki depresyon kadınlarda erkeklere nazaran iki kat fazla görülüyor. Uyku apnesi ise bir diğer unsur ve erkeklerde kadınlara nazaran daha fazla görülüyor.

Bir de genetik faktörler var. APOE geninin e4 aleli Alzheimer’a sebep olan genetik etmenlerde başı çekiyor ve bu durum her iki cinsiyet için de böyle. Ancak bu alele sahip kadınlarda Alzheimer görülme riski, sahip olmayan kadınlardan, bu alele sahip erkeklerden ve sahip olmayan erkeklerden daha fazla. 

Cinsiyetin hastalık üzerindeki etkisinin, yaşam sürecinde hangi noktada ortaya çıktığını çözmek de çok önemli. Örneğin aspirin kullanımı 65 yaş ve üstü kadınlarda kalp krizi ve inme riskini azaltıyor*. Ancak bu etki genç kadınlarda görülmüyor. Aynı durum Alzheimer için de geçerli olabilir. Cinsiyet belli bir dönemde en önemli unsur haline gelebilir. Bu soruya verilecek cevap, hastalığa edilecek müdahalenin başarı oranını artırabilir.

Cinsiyet farklılığı bu hastalık için incelenmesi gereken birçok unsurdan sadece bir tanesi. Birçok hastalıkta cinsiyet faktörü incelenmiş durumda ve orada kullanılan bakış açıları Alzheimer için de uygulanabilir. Bu incelemeler hastalık konusundaki görüşlerimizi değiştirebilir; yeni tedavi yolları sunarken yeni hipotezlere de zemin hazırlayabilir.

Çeviren: Meriç Öztürk

Yazı ilk olarak Scientific American’ın Eylül sayısında yayınlanmış ve NöroBlog ekibi tarafından kısaltılarak Türkçeleştirilmiştir.

Kaynaklar ve ileri okuma:

Haber Scientific American

Makale Current Opinion in Psychiatry

*Bu bilgi yeni yapılan bir meta-analizde doğrulanamadı. Ayrıntılı bilgiyi linkteki videoda bulabilirsiniz.

Yalnızca 10 Dakikalık Egzersiz Hafızayı Güçlendirmeye Yetiyor

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.