Yaşlanan Beyin: Yaşlanırken Beynimizde Neler Oluyor?

Yaşlanan Beyinde Neler Olur?

Normal yaşlanma beyin yapısında ve işlevinde pek çok değişikliği beraberinde getirir. Bireyler 65 yaş ve üzerine yaklaştıkça normal yaşlanma sürecini deneyimlerler, bu durum herhangi bir hastalık yokluğunda beyinde gerçekleşen evrensel süreçleri kapsar. Birçok insan yaşlanmayla ilişkili hastalıkları deneyimler, bunlar yaşlanan beyindeki normal süreçlerin bir parçası değildir. Yeni bir araştırma bazı bireylerin nasıl yaşlanmanın zararlı etkilerinin minimal işaretleriyle ilerleyen yıllara ulaştıklarını anlayabilmek için başarılı yaşlanma konusuna parmak bastı.

Yaşlanmada Normal Değişimler Nelerdir?

Pek çok yaşlanma sürecindeki birey, bilgi işleme hızı ve yürütsel işlevlerde düşüş yaşar, bunlar günlük yaşamda beynin etki ve kontrolünü tarif eden iki önemli bilişsel beceridir. Örneğin yaşlı insanların yeni konseptleri anlamakta daha yavaş hissetmesi ya da sosyal açıdan uygun davranışları kontrol etmekte sorunlar yaşamaları alışılmadık bir şey değildir. Kişinin yaşlanmaya karşı savunmasızlığının, kısmen çocuklukta gelişen sinirsel yapılanmayla belirlendiği düşünülüyor.

Bunlara rağmen yaşlanmak tamamen yokuş aşağı giden bir eğri değildir. Sözcük dağarcığı, uzun dönemli hafıza ve işler hafızaya kıyasla hayat boyunca artar. Kişi sözcükler hakkında kitap okuyarak veya insanlarla etkileşime geçerek bilgi edindikçe artış gösterir. Gezegende daha fazla vakit geçiriyor olmak aynı zamanda kişilerin semantik hafızalarını veya dünya ile ilgili bilgilerini geliştirmeleri için daha fazla zamana sahip olmaları demek.

Yaşlanmada Beyin Hücreleri Nasıl Görünür?

Beyne yakından bakmak, bize neredeyse kortekste çalışan her birimin güçsüzleştiğini gösteriyor: nöronlar, miyelin ve nörotransmitterlerin hepsinin hayat sürecinde değişimi gözlemlendi.

Beyin görüntüleme yöntemleri ayrıca yaşlı insanların görevler esnasında gençlere kıyasla beyin aktivasyonunda artış olduğunu açığa çıkardı. Bu belki de bir telafi şeklidir, yani yaşlılıkta aynı sonucu alabilmek için daha çok beyin aktivitesi gereklidir veya farklılaşma ile ilgili olabilir. Yani yaşlanan beyin, özelleşmiş nöronları görevler için işe koşmakta zor anlar yaşıyor olabilir.

Peki Ya Yaşlılıktaki Hastalıklar?

Ne yazık ki yaşlanmayla birlikte gelen pek çok patolojik sıkıntı söz konusu, örneğin hepsi nörodejeneratif ve önemli sinir sistemi fonksiyonlarını yok edici özelliğe sahip hastalıklar olan ALS, Parkinson ve Alzheimer riski oldukça yüksek. Tartışmasız demans, hem araştırma topluluğu içinde hem de dışında bunlardan en endişe verici olanı. Normal yaşlanma süreci hafıza düşüşlerini beraberinde getirirken -örneğin bir şeyleri veya olayları sıklıkla unutma veya yıllar önce yapılmış konuşmaların detaylarını anımsayamama gibi- demans, daha belirgin bir hafıza düşüşüyle göze çarpar. Değer verilen insanları, yakın zamanda gerçekleşen olayları unutma ve hafızada sık yaşanan sapmalar.

Hastalıklı bir beyindeki yapısal değişimler normal yaşlılıktan çok daha belirgindir. İleri seviye Alzheimer hastalığına sahip bir beyinde, kortekste incelme, sıvıyla dolmuş ventriküller ve hipokampüste şiddetli küçülme görülür. Dahası, amyloid plakları denilen beyindeki birikmelerin demans ve Alzheimer için büyük rol oynadığı açığa çıktı. Bu plaklar Alzheimer’ı önlemeye ve tedaviye yönelik pek çok araştırma için en büyük hedeflerden biri haline geldi.

Yaşlanma Hakkında Hiç İyi Haber Yok Mu?

Neyse ki sağlıklı yaşlanmaya odaklanmış, sağlıklı yaşlanmayı destekleyici olası tedavileri sunan çok sayıda araştırma mevcut. Yaşla ilişkili bilişsel değişimler konusunda belirgin bir değişkenlik mevcut ve hatta bazı bireyler yaşlanma sürecinde çok minimal belirtiler gösteriyor. Bu kişiler, patolojik yaşlanmadan yoksun, hayatla güçlü bağlara sahip ve yüksek bilişsel ve fiziksel işlevselliğe sahip. Genetik bunda büyük bir rol oynarken araştırmalar, yaşlanmanın bilişsel düşüşü ertelemek veya geciktirmek için kontrol edebileceğimiz çevresel yönleri de olduğunu gösteriyor: Örneğin fiziksel egzersiz, diyet, sosyal medya ve kültürel etkileşim.

Sağlıklı yaşlanma ile ilgili özellikle önemli olan bir faktör fiziksel egzersizdir, ki kardiyovasküler sağlığı ve nörotrofik faktörleri arttırır, dolayısıyla beyin sağlığını destekler. Egzersiz nörogenez, yani yeni nöronların büyümesiyle bile ilişkilendirilmiştir.

60 yaş üstü bireyler toplumda en hızlı büyüyen yaş grubuyken, yaşlanmanın dünyamız için kritik olduğunu anlamak artık herkesin aşina olduğu bir konu. Yaşlanmakta olan birçok birey haklı olarak yaşam sürelerini ve kalitesini uzatmak konusunda endişeliler. Bilim yakında cevabı bulacaktır.

Çeviren: Eris İnal

Yazı ilk olarak 10 Ekim 2018 tarihinde Knowing Neurons sitesinde İngilizce olarak yayınlanmış olup NöroBlog’un Knowing Neurons ile gerçekleştirdiği işbirliği ile Türkçe diline çevrilmiş ve yayınlanmıştır.

Alzheimer Hastalarının Beynine Yakından Bir Bakış

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.