Aşık Beyinde Neler Oluyor?

Size çekici gelen alışkanlıklarınızı düşünün. En sevdiğiniz yemeği yediğinizi veya sevdiğiniz birine sarıldığınızı hayal edin. Bu imgeleri düşünmek bile muhtemelen sizi mutlu etmeye yetti. Peki, beynimizin hangi bölgeleri zevk alma duygusundan sorumlu? Gelin birlikte bakalım.

Aşık Beyinde Hangi Bölgeler Aktif?

Zevk almamızdan sorumlu önemli beyin bölgelerinden biri orta beyinde bulunan ventral tegmental alandır (VTA). Hoşumuza giden bir aktivite ile meşgul olduğumuzda bu bölgede bulunan nöronlar beynin farklı bölgeleriyle dopamin nörotransmitteri aracılığıyla iletişim kurarlar. Zevk veren ve bizi mutlu eden aktivitenin detaylarının hatırlanmasını sağlayan hipokampus, dikkatimizin ve ilgimizin bir aktiviteye odaklanmasını sağlayan prefrontal korteks ve zevk veren ya da itici gelen aktivelerin ayrımından ve bağımlılıktan sorumlu nucleus accumbens ventral tegmental alanın iletişim kurduğu beyin bölgeleridir.

Örneğin güzel bir yemek yediğinizde aktive olan VTA nöronları nucleus accumbens’i uyararak bu yemeğin çok lezzetli olduğunu ve tekrar yemeniz gerektiğini söylerken, hipokampusu ve prefrontal korteksi uyararak bu yemeği nerede yediğinize ve adının ne olduğuna özellikle dikkat etmenize ve hatırlamanıza yardımcı olur. Sonuç olarak siz de tekrar tekrar gelip bu yemekten yemek istersiniz.

Beyinde Romantik Aşk

Aşık olduğumuzda da beynimizde benzer olaylar gerçekleşir. Bilim insanları ilişkilerinin erken evresindeki insanların beyinlerini incelediklerinde VTA bölgesinin romantik aşkla ilişkili olduğunu buldular. Bu durum bir tür bağımlılık gibi, aşık olduğumuz kişiyi neden sürekli yanımızda istediğimizi veya neden düşündüğümüzde yüzümüzde aptal bir gülümseme oluştuğunu açıklayabilir.

Peki, ilişkilerin ilerleyen safhalarında bu yoğun duygulara ne olur? Bununla ilgili bilim insanlarının farklı teorileri var. Bir teoriye göre aşk zamanla merhametli bir sevgi içeren yakın arkadaşlığa dönüşüp yoğunluğu azalan, diğerine göre aynı yoğunlukta devam edebilen ancak böyle olduğu zaman aşırı idealleştirme veya hastalık belirtisi olarak görülmesi gereken bir durum. Bazılarına göre ise romantik aşk uzun ilişkilerde de devam edebilir.

Aşk ve Evlilik

Son bahsettiğimiz teoriyi test etmek isteyen bir grup bilim insanı, ortalama 21 yıldır mutlu bir evlilik süren çiftlerle bir çalışma gerçekleştirdi. Araştırmacılar katılımcılara eşlerinin resimlerinin yanı sıra çok yakın bir arkadaşlarının ve uzun süredir tanıdıkları birinin fotoğraflarını gösterdiler ve bu sırada beyin görüntülerini aldılar. Sonuçlar yakın arkadaş ya da tanıdıkla karşılaştırıldığında insanların eşlerinin fotoğraflarına bakarken VTA, nucleus accumbens, nucleus caudatus ve hipokampus gibi zevk almadan sorumlu bölgelerin daha aktif olduğunu gösterdi.

Çiftlerin sevişme sıklığı ve birliktelik süreleri göz önüne alındığında ise daha uzun süredir evli olanların ve daha sık sevişenlerin beyin aktivasyonlarının ilgili bölgelerde diğerlerine oranla daha yüksek olduğu görüldü.

Görünen o ki beynimiz sevdiğimiz kişiye hala ilk yıllardaki gibi tepki verip onu ilk zamanlardaki gibi seviyor. Siz de “aşkımız bir gün bitecek mi” diye endişelenmeyi bırakın ve her anınızın tadını çıkarın.

Yazan: Kübra Çelikbaş

Düzenleyen: Oğuzhan Acet


Kaynaklar ve ileri okuma:

Haber Scientific American

Makale Social Cognitive and Affective Neuroscience


NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog

NöroBlog Podcast 6. Bölüm: Aşkın Nörobiyolojisi

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.