Müzik Bilişsel Gelişimimizi Nasıl Besler?

En sevdiğiniz şarkıyı dinlediğinizi hayal edin. Size nasıl hissettirdiğini ve seslerin kendileriyle birlikte getirdiği anı selini. Müzik, anıları ve hisleri harekete geçirme becerisiyle oldukça iyi bilinmekle birlikte, terapilerde iyileştirme amaçlı kullanımının da dahil olduğu öğretme, öğrenme, kutlama, bağ kurma ve duyguları ifade etme gibi daha pek çok kullanım alanına sahip.

Müzik pek çok alanda kullanıyor, peki ama ne kadar etkili? Geçtiğimiz yıllarda, bilim insanları müziğin bilişsel kabiliyetlerimizi geliştirme potansiyelini araştırmaya başladılar. Maalesef, Mozart’ın sonatlarını dinlemek sizi daha zeki yapmaz; ancak ruh halinizi değiştirerek sınav performansınız üzerinde diğer günlere nazaran hafif bir etki yaratabilir.

Ayrıca bir enstrüman çalmak beynimizin bazı bölgelerinin yapısını değiştirebilir gibi görünüyor. Araştırmacıların söylediklerine göre müzisyenlerin beyinlerinin hareket etme, işitme ve görsel-uzamsal yeteneklerle ilgili bölgeleri diğer insanlardan yapısal olarak farklı ve müzisyenler yürütücü işlevlerin kullanımını gerektiren testlerde diğer insanlara kıyasla daha iyi performans gösteriyorlar.

Yürütücü İşlev Nedir?

Yürütücü işlevlerimiz dikkat dağıtan uyaranları engelleyerek, bilgiyi akılda tutma ve düzenleme, problem çözme, farklı bakış açıları arasında geçiş yapabilme ve duygularımızı düzenleme esnasında odaklanmamıza yardımcı olur. Yürütücü işlevler üç ana kısımdan oluşur: çalışma belleği, bilişsel esneklik ve engelleyici kontrol. Bu işlevler içinde yaşadığımız dünyada yönümüzü bulmamıza yardım ederken edindiğimiz bilgileri verimli bir şekilde işleyebilmemiz için çok önemli.

Bir enstrüman çalmanın bilişsel işlevleri geliştirdiğine inanılıyor çünkü sürekli alıştırma yapmak bilişsel bölgelerin yoğun bir şekilde çalışmasını ve böylelikle güçlenmesini sağlıyor.

Müzik araştırmalarının çoğu, müzik öğreniminin bilişsel fonksiyonlarda farklılık yaratıp yaratmadığını araştırmak için kesitsel araştırma yöntemini kullanıyor. Bu nedenle bir enstrüman çalmanın mı yürütücü işlevlerle ilgili bölgeleri geliştirdiği yoksa bu bölgelerde zaten var olan farklıların mı bireyleri enstrüman çalmaya yönelttiği kesin olarak bilinemiyor. Sonuç olarak, müzik eğitiminin bilişsel fonksiyonları önemli ölçüde etkileyip etkilemediğiyle ilgili pek çok karışık bulgu ve tartışma var.

Müzik eğitiminin yararlı olup olmadığını görebilmemiz için en ideal deney tasarımı müzisyen olmayan insanları rastgele iki gruba ayırarak bir grubun müzik eğitimi almasını sağlarken diğer gruba bunu uygulamamak olur. Bu tasarım, eğitimden önce ve eğitim devam ederken birkaç yıl arayla, yürütücü işlev testlerindeki performansları grup içi ve gruplar arasında karşılaştırmamıza olanak tanır. Böyle uzlamsal çalışmanın bir örneği geçtiğimiz günlerde Dr. Assal Habibi ve meslektaşları tarafından Los Angeles’ta gerçekleştirildi. Venezuela’da hayata geçirilen El Sistema adlı programı örnek alarak bir gençlik orkestrası kurdular. Çalışmalarında orkestraya katılan çocukları, spor yapan çocukların yanı sıra hiçbir aktivitede bulunmayan çocuklarla karşılaştırdılar.

Bu aktivitelere devam eden çocukların beyinlerini 2 yıl sonra incelediklerinde, orkestradaki çocukların işitsel beceri gerektiren testlerde daha iyi performans gösterdiklerini ve beyinlerinin işitme ile ilgili bölgelerinde spor yapan ve hiçbir aktivite yapmayan diğer çocuklara göre farklılıklar olduğunu gözlemlediler.  Ayrıca yürütücü işlevlerin kullanımını ölçen bir testte orkestradaki çocuklarda nöron aktivasyonun diğer çocuklara kıyasla daha güçlü olduğunu gördüler. Spor yapan grupla karşılaştırdıklarında beyindeki fark sadece işitme ile ilgili alanlarda olsa da, bu araştırma işitme ile ilgili bölgelerde meydana gelen bu farklılığın daha önceden var olmadığını, müzik eğitimi sayesinde ortaya çıktığını kanıtlamış oldu. Bu halen devam eden bir çalışma olduğu için 4 yıllık bir eğitimin getireceği sonuçlar bizlere şaşırtıcı bilgiler verebilir.

Müzik Eğitimi Okul Başarısını Etkiler mi?

Uzun lafın kısası, araştırmalara göre genel olarak cevap, “Evet.”  Pek çok araştırma müzik eğitimi ve akademik performans arasında pozitif bir ilişki bulmasına rağmen bunun kesin nedeni hala tartışma konusu. Bazı çalışmalar akademik performanstaki iyileşmeyi müzik eğitimi sonucu yürütücü işlevlerin gelişmesine bağlıyor.  Bazıları ise müzik eğitiminin özgüven, motivasyon ve stresle baş edebilme gibi özellikleri geliştirerek akademik başarıya yardımcı olduğunu söylüyor.

Olay Sadece Enstrüman Çalmak Değil

Herkesin bir enstrüman almaya gücü yetmez ya da her gün uzun saatler boyunca antrenman yapacak vakti yoktur. Peki, bu durumda başka ne yapılabilir?

Dr. Vesa Putkinen ve meslektaşları çocukların şarkı söylemek gibi evlerinde gerçekleştirebilecekleri, profesyonel olmayan müzik aktiviteleri ile dikkat ve ayırt etme gibi işitsel yetenekleri arasındaki ilişkiyi anlamak için korelasyonel bir çalışma yürüttüler. Çocukların evde müzikle ilgili aktivitelere harcadıkları zaman arttıkça, deneyler sırasında değişik sesler yüzünden dikkatlerinin dağılma ihtimalinin azaldığını gördüler. Bu sonuçlar üzerine, Dr. Vesa Putkinen ve meslektaşları çocukluğun erken dönemlerinde profesyonel olmasa da müzikle ilgilenmenin önemli işitsel fonksiyonların gelişmesi için yararlı olabileceğini öne sürdüler.

Sınıflar birçok dikkat dağıtıcı etmenle dolu olabiliyor, özellikle çok gürültülüyken. Erken yaşlarda böyle işitsel dikkat dağıtıcıları görmezden gelebilme yeteneğine sahip olmak, öğrencilerin derslerdeki sözel bilgilere odaklanmasına yardımcı olabilir ve bu sayede akademik performansı artırabilir.

Dr. Sylvain Moreno ve meslektaşları enstrüman değil ancak okul öncesi için tasarlanmış etkileşimli bilgisayar temelli bir eğitim programı kullandılar. Çocuklar ya genel olarak dinlemeye yönelik aktivitelerden oluşan bir eğitim programına katıldılar ya da görsel-mekansal becerilere önem veren görsel sanatlar programa katıldılar.  Görsel sanatlar grubundaki çocuklarla karşılaştırıldığında, müzik grubundaki çocukların sözel yetenek ve yürütücü işlevlerin kullanımını gerektiren testlerde performanslarının arttığı görüldü. Sözel yeteneklerin ve yönetici işlevlerin ikisinin de akademik başarı için önemli olduğu biliniyor.

Araştırmalar şu an için ortak bir kanıya varmış olmasa da, müzikle ilgilenmenin herhangi bir şekilde zararlı olduğunu gösteren hiçbir çalışma yok. Bu yüzden, şarkı söylemeye ya da enstrüman çalmaya devam edin.

Hepsi Bu Mu?

Tabi ki değil. Müzik bilişsel gelişimimiz için önemli diğer becerileri de geliştirmemize yardımcı olur. Koro ve orkestra gibi müzik gruplarına katılmak çocukların arkadaş edinmelerine, sosyal becerilerinin gelişmesine yardımcı olurken aidiyet duygusunu da beraberinde getirir. Grup olarak çalışmak takım çalışması, işbirliği, başkalarının duygu ve tavırlarını fark edip ona göre cevap vermeyi gerektirir. Bunların yanı sıra müzikle ilgilenmek otokontrol gelişimi ve duygusal farkındalığın artması ile de ilişkilendiriliyor.

Konser salonları müzik türü veya sevdikleri sanatçı gibi ortak ilgi alanları üzerinden birbirleriyle bağ kurup bir araya gelen çılgın hayranlarla dolup taşıyor ve pek çok kültürde müzik sosyal toplanmaların ana unsuru. Sonuç olarak, müzik insanları pek çok farklı şekillerde bir araya getirme gücüne sahip ve bilişsel gelişimimiz için de yararlı.

Araştırmacılar müziğin ve insan bilişsel gelişimine etkisinin kapısını henüz yeni araladılar. Bundan 10 yıl sonra ne keşfedileceğini kim bilebilir?

Çeviren: Kübra Çelikbaş
Düzenleyen: Eris İnal

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: http://patreon.com/NoroBlog

Alexandria Weaver tarafından ilk kez 28 Şubat 2019 tarihinde Knowing Neurons‘ta yayımlanan metin NöroBlog’un Knowing Neurons’tan almış olduğu izinle Türkçeleştirilmiştir.

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.