Bir Alzheimer Filmi: Still Alice


Alzheimer’ ın Hikayesi

August Deter adında kadın bir hasta, hafıza ve oryantasyon bozukluğu nedeniyle eşi tarafından doktora götürülür. Muayeneyi Dr. Alois Alzheimer yapar ve hastayı 5 sene boyunca takip eder. Takip ettiği süre içinde Deter’in bilişsel işlevleri daha da kötüleşir. Deter hayata gözlerini yumunca Dr. Alzheimer, olup biteni öğrenebilmek için Deter’ in beyninin peşine düşer. Yaptığı incelemelerde Deter’in beyninde hastalığın spesifik özellikleri olan plaklar ve yumaklara rastlar.

Senil plaklar daha önceki çalışmalarda da yaşlı insanların beyinlerinde bulunmuş bir sonuçtur, ancak Alzheimer’ ın araştırmasını özel yapan şey gümüş boyası tekniği ile nörofibriler yumakların da hastalıkta rolü olduğunu ortaya çıkarması olur.

Dr. Alzheimer yeni bir hastalığa işaret eden bu farklılığı “Serebral Korteksin Özgün Bir Hastalığı” adlı makalesiyle bilim camiasına duyurur. Hikayenin ilginç kısımlardan biri hastalığın isminin Dr. Alzheimer tarafından değil, çalıştığı laboratuvarın patronu ve davranış bozukluklarını sınıflandırmasıyla tanıdığımız Emil Kraepelin tarafından verilmesi.

Her Alzheimer Bir Demanstır Ancak Her Demans Alzheimer Değildir!

Demans (Bunama), Latince zihnin yitirilmesi anlamına gelen “demens” kelimesinden türemiştir. Demans bünyesinde birçok alt tip türü barındırır. Demansın en sık görülen tipi ise %50-70 görülme sıklığı ile Alzheimer hastalığıdır. Hastalığa beyinde bazı proteinlerin birikmesinin ve sinir hücrelerinin hayatsal işlevlerini durdurmasının neden olduğunu söyleyebiliriz. Nörofibriler yumaklar nöron içindeki, beta amiloid plaklar nöronlar arasındaki iletişimi bozarak nöron kaybına yol açar. Hastalık ilerleyici bir şekilde tüm kortekse yayılır. Hastalığın en bilinen semptomu olan unutkanlığın sebebi, bellek süreçlerinde önemli rol oynayan hipokampusun zarar gören ilk bölgelerden biri olmasıdır.

Hastalığın beyinde ilerlediği bölümlere göre yaşanan bozulmalar da farklılaşma gösterir. Başlangıçta oluşan bellek sorunlarının yanı sıra oryantasyonda bozulma, afazi (konuşma bozukluğu), apraksi (amaca yönelik hareketi yapamama) gibi çeşitli sorunlar yaşanır. Ayrıca hastalarda depresyon, hezeyanlar ve halüsinasyonlar gibi psikolojik sorunlar da süreç içinde ortaya çıkabilmektedir. 

Alzheimer hastalığının en büyük ve değiştirilmesi mümkün olmayan risk faktörü yaştır. Hastalığın görülme olasılığı 60 yaşından sonra her beş senede iki katına kadar çıkmaktadır. Hastalığın günümüzde bu denli biliniyor olmasında yaşam süremizin giderek artmasının büyük payı bulunmaktadır.

Diğer büyük risk faktörü ise genetik olarak APOE4 alleline sahip olmaktır. Bu allele sahip insanlarda daha sık görülür. Bunların dışında aile öyküsü ve cinsiyet (kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülür) de risk faktörleri arasında sayılmaktadır.

Alzheimer Hastalığı bugün hala tedavisi olmayan hastalıklar listesinde yerini korumaktadır. Hastalığın gizemi ve yaygın olarak görülmesi konunun beyaz perdeye taşınmasında da etkili olmaktadır. Bu bakımdan size önerebileceğimiz, hastalığa ve etkilerine gerçekçi bir bakış sağlayan film var: Still Alice.

Still Alice (Unutma Beni)

50 yaşına giren Alice üç çocuk annesi ve başarılı bir dilbilimcidir. Alice, fark ettiği küçük unutkanlıkları üzerine doktora gider ve aslında tahmin ettiği ancak kabullenmekte zorlandığı o teşhis ile yüzleşmek zorunda kalır. Bu durum sadece Alice’ ın hayatında değil tüm ailede deprem etkisi yaratacaktır. Her geçen gün daha da kötüleşen hastalığı süresince Alice “kendi olarak kalma mücadelesi” verecektir.

Lisa Genova’nın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan “Still Alice” (Unutma Beni) Alzheimer hastalığını en iyi anlatan filmlerden biri.

NöroBlog okurlarına tavsiye ederiz.

Keyifli seyirler…

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog

Kaynaklar ve ileri okuma:

IMDB – IMDB Still Alice (2014)
Selekler, K. (2010). Alois Alzheimer ve Alzheimer Hastalığı. Türk Geriatri Dergisi, 13(3), 9-14.

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.