Beden Odaklı Tekrarlayan Davranış Bozuklukları Nelerdir?

Ekipten Şeref Karabulut Knowing Neurons'dan çevirdi.

Sinirbilim, kötü alışkanlıklar ile beden odaklı tekrarlayan davranış bozuklukları (BODB) spektrumu arasındaki farklılıkları araştırmaya devam ediyor. BODB, nüfusun en az %3’ünü etkiliyor. Etkilenenlerin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Semptomlar genellikle ergenlik sırasında başlıyor ve hayat boyu devam ediyor.

BODB: Trikotilomani, Saç Yolma, Tırnak Yeme

BODB tanıları içerisinde trikotilomani yani abartılı saç yolma, deri yolma bozukluğu (excoriation disorder), tırnak yeme gibi durumlar bulunuyor. Bazı insanlarda saçma koparma, deri yolma, tırnak ısırma gibi davranışlar alışkan olarak bulunabilse de, bunu hastalık derecesine getirmiş kişilerde bu davranışlar fiziksel zarar ile sonuçlanıyor. Trikotilomanili kişilerde, saçlarında kel alanlar oluşuyor, saç kökleri zarar görmüş oluyor, tuhaf saç büyüme kalıpları görülüyor. Deri yolma sorununa sahip insanlarda ise yara kabukları, yara izleri, cilt enfeksiyonları ve cilt hasarını gösteren diğer belirtiler bulunuyor. Ek olarak, bu insanlar saatlerini bu davranışları yapmakla geçiriyorlar ve daha sonra da verdikleri zararları gizlemek için saatlerini harcamaları gerekiyor.

BODB’nın bazı alt tipleri bulunuyor ve bu alt tipler o davranışa bir kişinin ne amaçla yöneldiğine göre belirleniyor. Bazı insanlar için, saç çekmek, koparmak, ısırmak gibi davranışlar belli bir amaca hizmet ediyor: Örneğin duygusal rahatlamaya yarıyor. Diğerleri için ise, o kimsenin çevreye yönelik bilinçli farkındalığı azaldığında otomatik olarak bu davranışı yapıyor. Böylece sıkıldığında ya da dalıp gittiğinde, o ana dönmesini ve nerede bulunduğunun fiziksel gerçekliğini fark etmesini sağlamanın bir yolu oluyor.

BODB’nın takıntıları, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ile yakın ilişkilidir. OKB spekturumu içerisindeki zihin hastalıkları kategorisinde bulunmasına rağmen, BODB OKB’den farklıdır. BODB üzerine yapılan çalışmalar zorlayıcıdır, çünkü odaklı ya da otomatik veya saç yolma ve cilt koparma gibi çoklu alt tipleri bulunan davranışlar arasında farklılık kendini hemen ele vermez, anlaşılması zordur. Dahası, görülme sıklığının az olması ve bu hastalıktan muzdarip kişilerin damgalanma kaygıları nedeniyle, aynı tipte beden odaklı tekrarlayan davranış bozukluğuna sahip bireylerin katılımcı olduğu çalışmaları yapmak zordur. Tüm bu sınırlamalara rağmen, hadi bu konuda neler bildiğimize bakalım!

Beden Odaklı Tekrarlayan Davranış Bozuklukları OKB’den farklıdır!

Trikotilomani ve OKB hastaları üzerindeki bir beyin görüntüleme çalışması gösteriyor ki her iki hastalık da nörolojik kaynaklıdır. Camberlain ve arkadaşları 2017 yılında trikotilomanili hastaların MRI taramalarını karşılaştırdı. Amaçları beynin hangi bölgesindeki değişiklerin bu davranışlara sebep olduğunu bulmaktı. Trikotilomanili grupta beynin özellikle inferior frontal girus olarak bilinen kısmında bir kalınlık keşfettiler. Bu bölge beynin özellikle istenmeyen motor yanıtları baskılamaktan sorumlu bölgesidir. Kıpır kıpır bir insan düşünelim, bu kişi kıpırtılarını durmak için istemli bir çaba harcadığında bu kişinin beynin bu kısmı oldukça meşgul oluyor. Trikotillomanili kişilerde mekanizma bu kontrolün sağlamak için uygun şekilde çalışmıyor. Bunun tersine, OKB’li kişilerin beyin taramalarına baktığımızda beynin bu bölgesinde kalınlığın azalmış olduğunu görüyoruz. Trikotilomanili kişilerde bu bölge kalınken, OKB’li kişilerde bu kalınlığın azatlığını görüyoruz. Bu nedenle nörolojik temel açısından iki grubu farklı değerlendirebiliriz.

Sorumlu beyin bölgeleri

Uygunsuz motor yanıtları durdurmaktan sorumlu beyin bölgerine ek olarak, dürtüsellik ve zorlayıcılıktan sorumlu başka beyin bölgeleri de bulunuyor. Dürtüselliği uyaran ödül sistemi beden odaklı tekrarlayan davranış bozukluğuna sahip kişilerin yaptıkları eylemler sonrasında neden keyif hissettiklerini, haz aldıklarını ve duygusal açıdan rahatladıklarını açıklayabilir. Dürtüselliğin fonksiyonunu bozulmasıyla ilgili, beyindeki dopamin-ödül sisteminin bozulmasının sebep olduğunu öne süren çalışmalar bulunuyor. Ek olarak, anterior singulat kortekste fonksiyon değişikliği de bulunuyor. Diğer taraftan, kompulsivite (zorlayıcılık) acıdan kaçınmadır. Kompulsif davranışları olan kişilerde, orbitofrontal korteks ve bazal ganglionlar arasında yüksek derecedeki bağlantısallık dikkat çekicidir. Bu yüksek bağlantısallıkla birlikte, öğrenme dolaşımı ve ödül sistemi çok fazla aktive oluyor ve varsayılan odur ki bu aşırı bağlantının getirdiği fonksiyon bozukluğu sebebiyle bu davranışlar öğrenilmiş edimlere dönüşüyor.Ancak BODB ile ilgili sonuçlar çıkarmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.

Hayatının belli bir dönemine kadar hiç BODB geçirmemiş ancak demans hastası olduktan sonra bu sorundan muzdarip olmaya başlamış kişilerdeki araştırmalar, BODB ile beyin bölgeleri arasındaki ilişkiye dair açıklamaları destekler niteliktedir. Bir vakada, 64 yaşındaki bir kişi, demans başlangıcına yeme davranışı değişikliklerinin eşlik ettiği ve daha sonra aşırı yeme bozukluğu geliştiren ve en sonunda kompulsif deri yolma ile sonuçlanan bir duruma sahipti. Bu durumdaki bir hasta konuya ışık tutabilir. Bu kadının semptomlarına, çoklu kompulsif davranış bozuklarının eklenmesi, nöral devrelerdeki fonksiyon bozukluğu ve beyin bölgelerindeki değişikleri gösteriyor böylece beden odaklı tekrarlayan davranış bozukluklarının, nörolojik temelde başladığını göstermesi açısından kanıt bize kanıt sağlıyor.

Acı reseptörü fonksiyon bozukluğu

Beden odaklı tekrarlayan davranış bozukluğuna sahip olmayan kişiler şunu sorabilir: “Bu hareketler yapanlara acı vermiyor mu?” Bu soru özellikle kompulsif deri yolma hastalığından sorun yaşayan kişiler için anlamlıdır. Çünkü bu hastalar derilerine ciddi hasar verecek kadar zarar verirler. Acı, bu deri hasarının sonucudur. Ama bu acı bazen iyileşme sürecinde bazen de enfeksiyon sürecinde ortaya çıkabilir.

Yakın zamandaki bir çalışmadan deri yolma bozukluğuna sahip kişilerin acı reseptörleri değerlendirildi. Araştırmacılar 2 grup oluşturdu. Cilt yolma bozukluğu olanlar ve böyle bir sorunu olmayanlar. Bu iki gruba soğuk baskı acı testi (cold pressor pain test) uygulandı. Soğuk baskı acı testi şu şekilde gerçekleştiriliyor: Katılımcılar acıya dayanamayacakları bir noktaya kadar ellerini buz gibi soğuk bir suya daldırıyor. Araştırmada, soğuk acı testinde amigdala ve anterior singulat kortekste aktivasyon olduğu görüldü. Bu bölgeler beynin özellikle negatif emosyonel deneyimlere -örneğin acı çekmek gibi- yanıtı sonucu yanıp sönen kısımları. Araştırmacılar, cilt yolma hastalığından muzdarip kişilerde soğuk baskı acı testinde daha az rahatsız hissedeceklerine ve test sırasında daha yüksek acıya karşı toleransa sahip olacaklarına inanıyorlardı. Sonuçlar bu hipotezi destekler nitelikteydi. Hastalığa sahip katılımcılar daha güdük bir otonomik yanıt verdiler. Ancak bu insanlar da kontrol grubundaki insanlar gibi acıyı deneyimliyorlardı. Bu sonuç önemli. Böyle bir hastalığa sahip kişinin acıya yanıtı az olmasına rağmen acıyı deneyimliyor. Yani bedenin ve beynin yanıtları yavaş olabilir ama acı hala hissediliyor. Yolma davranışı bir kişinin acıya hassasiyetini azaltıyor olabilir. Eğer biri, derisinin yolma davranışının bedeninde oluşturduğu stresi ve uyarı hissedemiyorsa belki de stres yanıtlarını uyarmaya dönük girişimler bu insanların zarar verici davranışlarını durdurmaya yardımcı olabilir.

Stres ve BODB

Artmış stres ile BODB ağırlığı arasında pozitif bir ilişki vardır. Daha yüksek strese sahip kişiler daha ağır dürtüsel (compulsive ) davranışlar deneyimler. Yine de çalışmalar gösteriyor ki bu davranışları daha ağır yaşayan kişiler, daha yüksek stres sorunu deneyimliyor. Şu soru hala yanıtlanmış değil: Hangisi önce geliyor, davranışlar mı stres mi?

Bir kişinin beden odaklı davranış bozuklarının sebep olduğu ağrıya tolerans geliştirmesi ve stres ile davranışların şiddeti arasındaki ilişki. Bu iki durum gösteriyor ki dürtüsel/zorlayıcı veya durdurulamayan davranışları bir itki sonucu oluşuyor. Beden odaklı tekrarlayan davranış bozuklarının hangi sebeple oluştuğuna ilişkin beyin temelli kanıtlara ulaşmamız için sinirbilimin ilerlemesi gereken daha çok uzun bir yol var. Biz farklı beyin bölgelerinin bu davranışlara sebep olduğunu biliyoruz ve bu bölgeler yüksek olasılıkla alışkanlığa dönüşmüş davranışların durdurulmasından sorumlu.

Çeviri: Şeref Karabulut

Yazı ilk olarak 1 Kasım 2018 tarihinde Knowing Neurons‘da yayınlanmış olup NöroBlog’un Knowing Neurons ile yaptığı işbirliği çerçevesinde Türkçeye çevrilmiştir.