Kahve Parkinson’u önleyebilir mi?

Kahvenin Parkinson'u önlediği yönünde kanıtlar artıyor (Okuma süresi: 2 dakika) Günde kaç kupa kahve içiyorsunuz? Hiç mi? Bu tercihiniz sağlığınız için doğru karar olmayabilir. Çünkü son yıllarda kahve tüketiminin sinir sistemi hastalıklarından koruyucu "nöroprotektif" bir madde olduğu yönünde kanıtlar artıyor. Daha önce Alzheimer hastalığı ve multipl skleroza karşı koruyucu olabileceği yönde kanıtlar bulunan içeceğin Parkinson hastalığında da koruyucu olduğuna dair kanıtlar gün geçtikçe artıyor.

Amigdala: Çok korkacaksınız!

Amigdala: Çok korkacaksınız! (Okuma süresi: 3 dakika) Bilgisayarınızın başında oturmuş bu makaleyi okurken BOOOOMMM! Arkanızdan acayip bir ses geldi. İçgüdüsel olarak her ne yapıyorsanız bir kenara bırakıp ayağa kalktınız ve kafanızı gürültünün geldiği tarafa çevirdiniz. Çok kısa bir süre içinde beyniniz tonlarca farklı bilgiyi işleyip değerlendirerek bulunduğunuz yerde kalıp savaşmaya ya da ortamdan sıvışmaya karar verecek.

Depresyon konuştuğumuz dili nasıl değiştiriyor?

Depresyon konuştuğumuz dili nasıl değiştiriyor? (Okuma süresi: 3 dakika) Depresyon Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünyada 300 milyona yakın insanı etkileyen ve halk sağlığını giderek daha fazla etkileyen önemli sağlık sorunlarından biri. Depresyonun bu hastalığı yaşayan kişilerin konuştukları dili değiştirdiği bilinen bir gerçek. Slyvia Plath ve Kurt Cobain gibi depresyondan muzdarip olup hayatlarına intiharla son vermiş insanların ölümlerinden önce ürettikleri eserlerde bu dilin emarelerine rastlamak mümkün.

Isaac Asimov ve İnsan Beyninin Büyüsü

Isaac Asimov ve İnsan Beyninin Büyüsü Bilimkurgu edebiyatının efsane isimlerinden Isaac Asimov'un bir sinirbilim merakı olduğunu biliyor muydunuz? Bugüne kadar ben de bilmiyordum, ancak anlaşılan o ki Asimov sinirbilim ve insan beyni üzerine kitap yazacak kadar konuya merak salan amatör bir sinirbilimciymiş. 1963 yılında basılan "The Human Brain: Its Capacıties and Functions", Türkçesiyle "İnsan Beyninin Kapasitesi ve İşlevleri" kitabında Asimov o döneme kadar yapılan sinirbilim çalışmalarının bir özetini yapıyor ve bu çalışmalardan çıkan sonuçları kendi yorumlarıyla zenginleştirerek okuyucuya sunuyor.

Bira mı votka mı?: Alkolün duygularımız üzerine etkileri

Yasal Uyarı: Alkol sağlığa zararlıdır! İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırma farklı alkollü içkilerin farklı duyguları tetiklediğine dair sonuçlar ortaya koydu. Farklı ülkelerden 18-34 yaş aralığındaki yaklaşık 30.000 kişinin katılımıyla yürütülen araştırmanın sonuçlarını değerlendiren uzmanlara göre alkollü içecekler ruh halimizi değiştirmekte birbirinden oldukça farklı etkiler gösteriyor. Araştırmada alkollü içecekler 2 farklı sınıfa ayrıldı: Bira, kırmızı şarap, beyaz şarap gibi düşük alkollü içecekler ve votka, cin, viski gibi yüksek alkollü içecekler. Duygular ise pozitif ve negatif duygular olarak ikiye ayrıldı. Enerjik hissetme, rahatlama, kendine güven ve seksilik hissi pozitif duygular arasında gösterilirken yorgunluk, sinirlilik ve üzüntü gibi duygular negatif duygular olarak sınıflandırıldı ve alkollü içeceklerin bu duygulardan hangilerini tetiklediği araştırıldı.

Görünmez renkleri görebilmek

Görünmez renkleri görebilmek (Okuma süresi: 3 dakika) Renksiz bir dünya nasıl olurdu? Renk algısını araştıran bir nörofizyolog olduğunuzu hayal edin. Işığın bir dalga olduğunu ve insanların renkleri retinalarında bulunan koni hücrelerinin farklı aktivasyon derecelerine bağlı olarak gördüğünü biliyorsunuz. Biliyorsunuz ki kırmızı koni hücreleri uzun dalga boyundaki ışığı, yeşil koni hücreleri orta dalga boyundaki ışığı, mavi koni hücreleri ise kısa dalga boyundaki ışığı algılar. Yalnız ufak bir problem var: Bütün hayatınızı karanlık bir odada geçirmişsiniz ve dış dünyayla tek bağlantınız siyah-beyaz bir televizyon. Renk algısını araştıran ama hayatında hiç renk görmemiş bir nörofizyologsunuz.

Beyin görüntüleme yeni bir tür „frenoloji“ mi?

Frenoloji terimini sağda solda, büyük ihtimalle sahtebilim ya da ırkçılık hakkında konuşulan bir yerlerde duymuş olabilirsiniz. Ya da Quentin Tarantino’nun meşhur filmi Django Unchained’de* Leonardo DiCaprio’nun oynadığı kafataslı sahne hakkındaki tartışmalarda işitmiş olabilirsiniz.

Gözsüz görmek mümkün mü? Peki ya beyinsiz?

Gözsüz görmek mümkün mü? Peki ya beyinsiz? (Okuma süresi: 3 dakika) Biz insanlar için "görmek" eylemini gözlerden ayrı düşünmek imkansız gibidir. Neredeyse içgüdüsel bir biçimde çevremizde gördüğümüz hemen her canlının gözleri sayesinde gördüğünü, gözsüz görmenin mümkün olamayacağını düşünürüz. Günlük hayatta sıklıkla karşılaştığımız karada yaşayan memeliler, kuşlar, böcekler ya da sularda yaşayan balıklar için durum böyledir. Oysa belgesellere meraklı olanlar bilirler ki okyanuslar bambaşka bir dünyadır ve içlerinde birbirinden büyüleyici binlerce ilginç canlı barındırırlar. Bilim insanları bu ilginç canlılardan birine dair yeni bir keşifle karşımıza çıktılar. Söz konusu canlının bilimsel adı "Ophiocoma wendtii", Türkçesiyle yılanyıldızı. Alttaki resimde gördüğünüz yılanyıldızı, şeklinden de tahmin yürütebileceğiniz gibi deniz yıldızının akrabası. Ancak deniz yıldızından farklı ilginç bir özelliği bulunuyor: Yılanyıldızları kollarını hareket ettirerek ışığı tespit edebiliyor ve aydınlık bölgelerden kaçınarak avcılara yem olmaktan kurtulabiliyorlar.

Ayrık Beyin Sendromu: 1 Beyin, 2 İnsan

Ayrık Beyin Sendromu: 1 Beyin, 2 İnsan (Okuma süresi: 4 dakika) Beyni ortadan ikiye ayırırsak, kişiyi de ikiye mi bölmüş oluruz? İnsan beyni belki de evrendeki en karmaşık makine. Her biri bir sürü farklı yapıdan oluşan iki ayrı beyin lobundan oluşur. Şansımıza, bu farklı beyin yapıları birbirlerinden bağımsız bir biçimde işlev görmezler. Aralarında bir çok bağlantı vardır ve bu yapıların hepsi "seni" yaratmak için büyük bir harmoni içinde çalışır. Peki bu harmoniyi yok edersek ne olur? Ya bazı beyin yapıları diğerlerinden bağımsız olarak çalışmaya başlarlarsa? İlginçtir ki, bu sadece bir düşünce deneyi değil; bazı insanlar için bu bir gerçek. "Ayrık beyin" hastaları denilen bir grup hastada, beynin sağ ve sol loblarını birbirine bağlayarak iki beyin lobunun iletişimini sağlayan "corpus kallosum" adındaki anatomik yapı, epilepsi ataklarını önlemek amacıyla cerrahi olarak kesilmiştir.

Fare Beynini Görüntülemek (Video)

Bilim insanları beynimizin işleyişini ve hastalıkların nasıl oluştuğunu daha iyi anlamak için hayvanlar, çoğunlukla da fareler üzerinde çalışırlar. Bu deneyler insanlarda her zaman aynı...

Büyük Düşünce Deneyi – Bölüm 2: “2001: Bir Uzay Destanı”

Büyük Düşünce Deneyi - Bölüm 2: "2001: Bir Uzay Destanı" (Okuma süresi: 4 dk) Bir önceki yazımızda Philip K. Dick'in "Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?" romanını...

2014’ten beri yılda ortalama 25 kişi “selfie kazalarında” hayatını kaybetti

Selfie kavramı 2013 yılında hayatımıza ilk defa girdiğinden beri popülerliğini korudu, insanlar selfie fotoğrafları o kadar sevdiler ki çoğu insan en tehlikeli anlarda bile selfie çekmekten vazgeçmedi. Bu önlenemez selfie tutkusunun pek çok kazaya yol açtığı da bilinen bir gerçekti, ancak ölümlü selfie kazaları ilk kez bilimsel bir dergide yayınlanan bir derlemeye konu oldu.
5,922TakipçiTakip Et
360AboneAbone Ol

Son Yazılar