Leonardo da Vinci’nin otopsisi

Leonardo da Vinci'nin otopsisi (Okuma süresi: 1 dk) Bu haftaki Neurology dergisinin "Neuroimages" bölümünde her zamanki gibi bir MR ya da tomografi görüntüsü yerine Leonardo...

Genç Hissetmenizin Sebebi Beyninizin Daha Yavaş Yaşlanması Mı?

Herkes yaşlanır, fakat herkes yaşını hissetmez. Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre, öznel yaş olarak adlandırılan bu hissiyat, beyin yaşlanmasını yansıtıyor olabilir. Araştırmacılar MR yöntemiyle gerçekleştirdikleri beyin taramalarını kullanarak asıl yaşlarından daha genç hisseden yaşlı insanların, yaşını hisseden ya da yaşlarından daha yaşlı hisseden insanlarla karşılaştırıldığında daha az beyin yaşlanması belirtileri gösterdiklerini buldular. Frontiers in Aging adlı açık erişimli dergide yayınlanan bu çalışma, öznel yaş ile beyin yaşlanması arasında bağlantı bulan ilk çalışma. Sonuçlar asıl yaşlarından daha yaşlı hisseden yaşlı insanların beyin sağlıklarını dikkate almaları gerektiğini gösteriyor.

Büyük Düşünce Deneyi – Bölüm 3: Algernon’a Çiçekler

Bu serinin 2. bölümünde filmi Stanley Kubrick tarafından yönetilen Arthur C. Clark’ın 2001: Bir Uzay Destanı romanı bağlamında yapay zekayı ele aldık. Uzay Destanı’nda zeka amaca ulaşmak için bir araç yerine kendi içinde bir amaç olarak görülür. Daniel Keyes tarafından romana dönüştürülmeden önce kısa bir hikaye olan Algernon’a Çiçekler, bu hipotezi sorgularken bir kişinin zekasını manipüle etmenin etik sonuçlarını da göz önünde bulundurur.

Şizofreniden Sorumlu Beyin Hücreleri Keşfedildi

İsveç Karolinska Enstitüsü ve Allen Beyin Araştımaları Enstitüsü işbirliğiyle yürütülen bir çalışmada, araştırmacılar şizofreni hastalığında önemli rolü olabilecek belirli beyin hücreleri keşfettiler.

Nörobilim, Hukuk ve Ötesi Uluslararası Kongresi

Nörohukuk sinirbilimin giderek ön plana çıkan ilginç araştırma alanlarından biri. Bu konuda daha önce NöroBlog'da da yayınlar yapmıştık. MEF Üniversitesi bu önemli alanda uluslararası katılımlı ve zengin içerikli bir kongre düzenliyor. Üstelik kongre ücretsiz ve herkesin katılımına açık.

Cep telefonu sinyalleri beyin dalgalarımızı değiştirir mi?

Muhabbet teorisinin hoşsohbet fizikçisi Kaan Öztürk Hoca dün twitterda çep telefonu sinyallerinin neden sağlık için bir tehdit oluşturmadığını yazdı uzun uzun. Okumamış olanlarınız varsa muhakkak okumanızı tavsiye ederim bu bilgilendirici tefrikayı, Kaan Hoca'yı hala takip etmeyen varsa da bu tefrika takip etmenize vesile olur sanırım.

Bir Sinirbilim Belgeseli: Take Your Pills

"Üniversite sınavına gireceğiniz gün sıkı bir kahvaltı yapın ve bir bardak kahve için" ya da "bilişsel performansınızı artıran şu meşhur ilaçlardan bir tanesini ağzınıza atın" bitsin. Bu iki seçenek arasında etik açıdan fark nedir?

Amigdala: Çok korkacaksınız!

Amigdala: Çok korkacaksınız! (Okuma süresi: 3 dakika) Bilgisayarınızın başında oturmuş bu makaleyi okurken BOOOOMMM! Arkanızdan acayip bir ses geldi. İçgüdüsel olarak her ne yapıyorsanız bir kenara bırakıp ayağa kalktınız ve kafanızı gürültünün geldiği tarafa çevirdiniz. Çok kısa bir süre içinde beyniniz tonlarca farklı bilgiyi işleyip değerlendirerek bulunduğunuz yerde kalıp savaşmaya ya da ortamdan sıvışmaya karar verecek.

NöroBlog’da bu hafta: Kuyu Köpek, uzay nörolojisi ve Trump’ın akıl sağlığı

NöroBlog'da bu hafta: Kuyu Köpek, uzay nörolojisi ve Trump'ın akıl sağlığı NöroBlog'ta haftaya bir blog yazısıyla başladık. Kuyu köpek ve hikayesi bana ABD'de yıllar önce...

Alzheimer Hastalarının Beynine Yakından Bir Bakış

Beyniniz yaşamınız boyunca çok fazla anı depolayabilir. Bununla birlikte, anı depolama yeteneğinin giderek azaldığı ve nihayetinde ortadan kaybolduğu, düşünme, muhakeme ve hatırlama ile ilgili sorunlara yol açan vakalar vardır. Bu semptomlar normal yaşlanmadan daha hızlı gerçekleştiğinde demans adını alır. Alzheimer hastalığı beyin fonksiyon kaybının en yaygın nedenidir, bu hastalığın nöropatolojisini bu yazıda özetleyeceğiz. 1906’da Dr. Alois Alzheimer hafıza kaybı yaşayan, tahmin edilemeyen davranışlar sergileyen, faaliyetlerini gerçekleştirmek için başkalarına bağımlı hastalarında demans semptomlarını kaydetti. Hastalar öldükten sonra onların beyin dokularını inceledi ve serebral korteks, hipokampus ve ventriküllerde uçtan uca ağır beyin küçülmelerini fark etti. Dr.Alzheimer’ın gözlemlerini yayımladıktan sonraki yüzyılda, hastalık sürecinde beyinde meydana gelen değişiklikleri artık görselleştirebiliyoruz. Nörodejenerasyon (sinir bozulması) semptomlar başlamadan 5-10 yıl önce başlar ve doktorlar Alzheimer hastalığının erken tanısında canlı görüntüleme tekniklerini kullanırlar. Pozitron-emisyon tomografisi (PET) beyin aktivitesini çok aktif bölgeleri kırmızı, az aktif bölgeleri maviyle işaretleyerek ölçer. Bilgisayarlı tomografi (CT) taramaları beynin 3 boyutlu temsilini yapmaya yardım eder. Genişlemiş ventrikül boşlukları (siyah) ve genişlemiş beyaz bölgeleri burada gösterilen beyin atrofisi, Alzheimer'ın ileri evrelerinde gözlemlenebilir. Dr. Alzheimer hastaların beyninde aynı zamanda birçok anormal küme ve karışık lif demeti oluştuğunu fark etti. Orta temporal lobdaki bu amiloid beta plakları ve nörofibril karışıklıkları Alzheimer hastalığının iki ayırıcı özelliğidir.Bu protein birikmeleri ve birikmeyi oluşturan moleküllerin insan bilincini bozduğu gösterilmiştir. Alzheimer hastalarında gözlemlenen protein birikme anormallikleri, astrositler ve mikroglia gibi beynin bağışıklık sistemi hücrelerini beyni aşındırması için uyarır. Bu hücreler beyne daha fazla hasar vermek için uyaran "sitokin" adı verilen maddeler salgılar. En nihayetinde hücrenin enerji santrali olan mitokondri yeterli enerjiyi üretemez ve oksijen tüketimi bozulur. Yanlış katlanmış proteinler, enflamasyon ve enerji metabolizması bozukluğundan kaynaklanan hasarın büyük sinaptik kayıp ve hücre kaybına yol açtığına inanılmaktadır. Hasarın büyüklüğü ile bilinç üzerindeki yıkıcı etkisi de bağlantılıdır. Alzheimer hastalarının beyninde muazzam yer kaplayan bu değişiklikler insanın anılarını ve tüm ömrünü değiştirmektedir. Araştırmacılar yorulmaksızın bunu anlamaya çalışıyorlar, umarız ki bu sayede Alzheimer belirtileri iyileştirilecek ve demans sorunu çözülecek. *** Çeviri: Cerrahpaşa Nörobilim Kulübü’nden Betül Şengül Yazı ilk olarak 21 Kasım 2012 tarihinde Knowing Neurons sitesinde İngilizce olarak yayınlanmış olup NöroBlog’un Knowing Neurons ile gerçekleştirdiği işbirliği ile Türkçe diline çevrilmiş ve yayınlanmıştır. *** Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.

Modern Sinirbilimin En İyi Anlatıcısı: Oliver Sacks

İnsan beyni bildiğimiz evrendeki en karmaşık nesne. İnsan beynini anlamaya çalışan sinirbilim de bir hayli karmaşık bir alan. Hele bu alanda çalışan biri değilseniz bu büyüleyici alanda neyin nasıl olduğunu anlamanız için çok iyi rehberlere ihtiyacınız var. Oliver Sacks işte bu rehberlerden en çok tanınanı ve en iyisiydi. 2015 yılında hayata gözlerini yuman bu büyük nörolog binlerce hasta tedavi etmekle yetinmemişti; sinirbilimi milyonlarca insana sevdirdi, onlara beynin oynadığı oyunları öğretti, sinirbilimin içindekilere ise ilham verdi.

Makinedeki hayalet: Bilinç

Bazı sorular sadece bilimle araştırılamaz. Paralel evrenler gibi bilinç de doğrudan gözlenebilir, ölçülebilir ya da deneyimlenebilir değildir. Rene Descartes'in meşhur sözündeki gibi: Düşünüyorum, öyleyse varım. Bu söz kişinin sadece kendi bilincinin kesinliğine emin olmasının bir ifadesidir. Arkadaşlarınızın ve komşularımızın da sizin gibi kişisel ve içsel deneyimleri olduğunu kabul edersiniz. Ancak bu kişilerin insanmış gibi davranan ve bilinçli deneyim sahibi olmayan zihinsiz birer otomat olup olmadıklarını asla bilemezsiniz.

Son Yazılar