Akılalmaz Beyin

Kral I. Charles 17. yüzyılda, ölüm cezasına çarptırılmış suçluların kadavralarının incelenmesine onay verdiğinde sinirbilime sağladığı katkıdan haberdar değildi. Bu dönemde yaşamış Dr. Thomas Willis de öyle. Willis, kralının verdiği izin üzerine bulduğu her kadavranın kafasını açmış ve bu işi meydanlarda bir gösteriye çevirmişti. Gösteri bir yana, Willis açtığı kafaların içinde bulduklarını yazdığı kitaplara resmetmiş ve suçluların yaşarken gösterdiği davranış problemlerinin kişinin beynindeki farklılıklardan kaynaklanabileceğini düşünmüştü. Bugün de beyinde oluşabilecek bir travmanın davranış sorunları veya kişilik değişimi gibi sonuçlar doğurabileceğini biliyoruz.

Hakkında edindiğimiz bilgiler günden güne artıyor olsa da hala bizi farklılıklarıyla şaşırtacak birçok beyin var. Sadece dünyanın farklı yerlerinde onları keşfetmemizi bekliyorlar. “Dünya üzerindeki farklı beyinleri ben nasıl keşfedeceğim?” diyorsanız rahat olun, evden çıkmanıza bile gerek yok çünkü ünlü bilim yazarı Helen Thomson dünyanın farklı yerlerindeki ilginç beyinlere çoktan ulaştı. Dünyayı gezmek için sebebi alışılmışın dışında olan Thomson, bu özel kişilere ulaşmış, onlarla röportajlar yapmış ve dinlediği yaşam öykülerini bugün sinirbilimin geldiği noktadan inceleyerek bir kitap yazmış:

Kitabın yazarı Helen Thomson, sinirbilim alanında akademik eğitim almış ve daha sonra bilim muhabiri olmaya karar vermiş. BBC, The Guardian ve Nature gibi saygın medya kuruluşlarında çalışmış ve hala serbest muhabirlik, danışmanlık ve editörlük yapmaya devam ediyor. Çalışma hayatının ve eğitiminin verdiği birikimle de ilk kitabı Akılalmaz Beyin’i yazmış.

Kitapta, beyinleri farklı özelliklere sahip 9 kişinin gösterdikleri farklılıkları, bu farklılıkları ilk ne zaman anladıklarını ya da hangi olaylar sonucunda farklılıklar yaşamaya başladıklarını kendilerinden dinleme şansı buluyorsunuz.

Kitaptaki yolculuğunuzun ilk durağında, yaşadığı hiçbir anıyı unutmayan Bob’un hikâyesini okuyorsunuz. Kendisi bu durumu “ev yapımı bir film izlemek” diye tanımlıyor. Başta Bob’un yaşadığı durumun avantajlı olduğunu düşünseniz de yaşadığınız acıları ilk günkü gibi hatırlama fikri beyninize unuttuğu için teşekkür etmenize yol açıyor.

İkinci durakta Sharon ile tanışıyoruz. Sharon’ ı farklı yapan özellik dünyasını alt üst eden oryantasyon bozukluğu. Bu sorunla başa çıkmak için uyguladığı garip metodu da bizlerle paylaşıyor. Ayrıca, Sharon’ ın yaşadığı sorun nedeniyle sürekli kaybolması kapakta da eğlenceli bir şekilde yansıtılmış.

Kitaptaki yolculuğunuzda uğrayacağınız diğer duraklar şöyle: Sahip olduğu sinestezik özellikle insanların auralarını görebilen Rubén, yaşadığı anevrizma sonucu kişiliği değişmiş Tommy, sonsuz bir halüsinasyonla hayatına devam eden Sylvia, kaplana dönüştüğünü söyleyen Matar, benliği ile bağlantı kuramadığı için sürekli depersonalizasyon yaşayan Louise, ölü olduğunu düşündüğü için mezarlığın kendini en iyi hissettiği yer olduğunu söyleyen Graham ve son olarak bana Black Mirror dizisinde başına taktığı bir keple hastalarının duygularını hissedebilen doktoru hatırlatan fakat başkalarının duygularını hissederken kullandığı tek ekipman kendi beyni olan Joel.

Anlattığı ilginç vakaların dışında bu kitabı okumanız için en iyi sebep yazarın anlatım dili. Kuşkusuz bunda yazar Helen Thomson’un uzun yıllardır popüler bilim yazarlığı yapması etkili. Sıkılmadan okuyacağınız ve bir sonraki vakayı merak edeceğiniz akıcı bir kitap Akılalmaz Beyin.

Bu eğlenceli kitap April Yayıncılık’tan çıkmış. NöroBlog okurlarına tavsiye ederim.

Keyifli okumalar…

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek içinhttp://patreon.com/NoroBlog

Künye:
Akılalmaz Beyin (2018)
Özgün İsim: Unthinkable (2018)
Yayınevi: April Yayıncılık
Çevirmen: Murat Karlıdağ
Sayfa Sayısı: 257
İlk Basım: Kasım, 2018

Değişen Beyin ve Sinirbilime Dair Bir Başucu Kitabı: Nöroplastisite / Sinirbilim Kitaplığı

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.