Kannabidiol Anksiyeteye İyi Geliyor mu?

Ekipten Şeref Karabulut Knowing Neurons'tan çevirdi.

Yasal Uyarı: Uyuşturucu maddeler sağlığa zararlıdır!

Kannabidiol, kenevir (cannabis) bitkisinden elde edilen, kafa yapmayan bir bileşik ve son zamanlarda kullanımı yaygınlaştı. “Her derde deva” bir tıbbı ürün olarak tanıtılıyor. Perakendeciler, ürünlerinin kanseri engelleyeceğinden, bunamayı durduracağından ve otizmi tedavi edeceğinden bahsediyor. Kannabidiol (KBD) piyasasının hacminin önümüzdeki 2 senede 1 milyar doları aşması bekleniyor. KBD’li yüz maskeleri, KBD’li sakız ayıcıklar, KBD’li köpek mamaları ve hatta KBD’li fitiller. Tüm bu ürünlere ek olarak Coca Cola’nın yakın zamanda duyurduğu kannabidiol enjekte edilmiş “sağlık içecekleri” eklendi.

Kenevir bitkisi 421 farklı kimyasal bileşik içerir. Bunların yüzden fazlası fitokannabinoidlerden oluşur. Fitokannabinoid kenevir bitkisi içinde doğal olarak bulunan ve vucütta kannabinoid reseptörlerine bağlanan kimyasal bileşiklerin genel ismidir. Kenevir bitkisinde 2 önemli fitokannabinoid yapısıyla karşılaşıyoruz. Biri  ∆9- tetrahydrocannabinol (THC) olarak bilen yapıdır. THC kenevirin psikoaktif özelliğini oluşturur. Diğeri ise kannabidiol (KBD) olarak bilinir, sarhoş edici etkisi yoktur ve aslında yakın zamana kadar çok dikkat çekmemişti.

KBD, sözümona sayısız yararı nedeniyle son dönemlerde tanınırlık kazandı. İnsanlar bu maddeyi kronik ağrıyı iyileştirmek, daha iyi bir uyku çekmek ya da daha az kaygılı hissetmek için kullanmaya başladılar.

Bu pazarlamanın ne kadarı doğru? Bu işin içinde ne kadar aydınlanmamış yön var?

Bir arkadaşım onunla kaygılarından kurtulduğunu söyledi, bu doğru mu?

KBD hakkındaki iddiaların en büyüğü kaygıyı (anksiyeteyi) giderdiği şeklindedir. Bu iddiayı destekleyen az sayıda çalışma bulunmaktadır. KBD’nin anksiyolitik (kaygı giderici) bir ajan olduğu yönündeki iddialar bazı seçilmiş çalışmalara dayanıyor.

KBD’nin serotonin reseptör uyarıcı bir işlevi olduğu için anksiyolitik etkisi olabileceği düşünülüyor. Ayrıca fonksiyonel MRI çalışmaları gösteriyor ki KBD, amigdala ve singulat kortekste aktivasyonu düşürüyor. Bu alanların beynin kaygıyla ilişkili kısımları olduğu biliniyor.

KBD’nin anksiyete giderici etkilerini test eden çalışmalar 1993 yılına uzanıyor. Çalışmada 10 hasta üzerinde KBD’nin kaygı giderici etkisini ölçmek için Simulated Public Speaking (SPS) testi kullanılmış. Teste katılan üniversite öğrencilerinden önceki sene öğrendikleri bir konu ile ilgili 4 dakikalık bir sunum yapmaları isteniyor. Daha sonra ise video kayda alınırken sunumu tekrar etmeleri isteniyor. 300 mg doz KBD’nin anksiyeteyle ilişkili semptomları önemli ölçüde azalttığı gösteriliyor. Benzer sonuçlar 2011 yılında, sosyal kaygı hastalığından mustarip hastalarla yapılıyor. Bu çalışmada da 600 mg doz KBD’nin anksiyete ilişkili semptomları azalttığı keşfediliyor.

Öte yandan 2018 yılında 3D sanal-gerçeklik senaryosu düzenlenerek yapılan bir çalışmada, katılımcılarda kaygı yaratacağı düşünülerek “Londra metrosunda olma hissi” sağlanmıştı. Bu çalışma paranoid özellikleri olan sağlıklı kişilerle yapılmıştı ve KBD’nin (600 mg) anksiyete giderici hiçbir yararlı etkisi tespit edilememişti.

Yukarıda bahsedilen çalışmalardaki önemli bir nokta, KBD’nin herhangi bir terapötik etkisinin olması için en az 300 mg alınması gerekliliğidir. Ancak KBD ürünlerinin çoğunda bundan oldukça az miktarda KBD bulunmaktadır. Örneğin, sıradan bir kahve dükkanından aldığınız KBD içeren kahve ortalama yaklaşık 5-10 mg KBD içerir. Bunun terapötik doz için ihtiyaç olan miktarın yanından bile geçmediği açıktır.

KBD’nin kaygıya iyi gelip gelmediği konusu hala tartışmaya açık. Ancak yüksek maliyeti nedeniyle çoğu insanın bu tedaviyi parasal olarak karşılayamayacağı ortada.

Ama KBD yasal ve zararsız, öyleyse bunun placebo etkisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ne önemi var ki?

Yaygın inanışın aksine, Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA)’na göre kannabidiol yasal değildir ve bazı kişiler KBD ürünlerinin herkesin düşündüğünün aksine zararsız olmadığını düşünüyor!

ABD’deki Uyuşturucuyla Mücadele Kurumu (DEA) KBD’yi 1.derece uyuşturucular listesine –yani tıbbi kullanımı şu an kabul edilemez ve bağımlılık potansiye yüksektir- almasına rağmen FDA KBD ürünlerine %0,1‘in altında THC içermesi durumunda onay vermiştir. Şu anda, yalnızca anti-epileptik bir ilaç olan, Epidiolex bu kategoriye girmektedir. Ancak, cezalandırma nadiren uygulanır. KBD için ABD’de yasal bir gri alan bırakılmıştır.

Birleşik Devletler dışında, bu konuda yasalar daha az katıdır. Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA) yakın zamanda KBD’yi “yeni gıda” olarak yeniden sınıflandırdı ve KBD içeren ürünlerin yasal olarak satılmasına izin verilmeden önce onaylanmaları gerekecek. Kanada’da KBD’nin tüm tıbbi ve eğlence amaçlı kullanımı yasaldır.

FDA onaylı olmayan birçok besin takviyesinde olduğu gibi, tüketici odaklı KBD endüstrisi oldukça değişkendir. Bu birçok ürünün uygunsuz etiketleme ile satılmasına neden oluyor. 2017 yılında Pensilvanya üniversitesinde yapılan bir çalışmada test edilen ürünlerin %70’inin iddia edilen KBD içeriğinden az yada fazla KBD içerdiği tespit edildi. Bu durumda, Amazon’dan satın aldığınız pahalı KBD yağı çok çok az KBD içeriyor olabilir.

KBD’nin bulantı, iştahsızlık ve uyuklama gibi yan etkileri sınırlıdır ve insan vucüdu günde 1500 mg’a kadar KBD’yi tolere edebilir olsa da, bu kannabidiol ürünlerinin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmez. Ticari kannabidiol ürünlerinin, yukarda belirtilen araştırmanın ortaya koyduğu gibi yasal %0,2’lik THC payından fazlasını içermesi nadir değildir. Bu durum zehirlenme tehlikesi ya da çocuklara verilmesi sonucu yaratacağı sorunlar gibi başka problemleri beraberinde getirir.

THC, bu ürünlerde bulunan potansiyel olarak tehlikeli tek ürün değil. 2018 yılında yapılan bir çalışmada, çeşitli KBD’li elektronik sigara sıvıları test edildi ve tehlikeli bir sentetik olan kannabinoid 5F-ADB ve dekstrometorfan (iyi bilinen ve yaygın olarak kötüye kullanılan bir öksürük ilacı) bulundu.

Meselenin özü şu: KBD’nin bilimsel tarafı hala gizemlidir. Kenevirin şeytanlaştırılması ve kriminalize edilmesi, bitkinin sunduğu terapötik faydalarla ilgili araştırmalara büyük oranda ket vurmuştur. Araştırmalar hala emekleme aşamasındadır.

Kannabidiolle ilgili bu ilk çalışmalar potansiyel bir anksiyolitik (kaygı giderici) etkiye vurgu yapsa da uzmanların çoğu bu konuda şüpheci kalmaya devam ediyor. Bu iddiaların çoğu “anektodal” kanıtlara dayanmakta. Ancak bu “KBD’nin aksiyolitik etkisi yoktur” demek değildir. Kannabidiol konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Özellikle farklı ve daha büyük nörropsikiyatrik gruplar ile uzun vadeli, çift-kör randomize çalışmalar gerekmektedir.

Yeni bir kannabinoid farmakoloji çağının şafağındayız. Bu esrarengiz bitkiyi çevreleyen “stigma” ve korkunun ortadan kalkmasıyla birlikte, doğru çalışmalar yapılırsa anksiyete bozukluklarının tedavisi için umut vaat eden terapötik kullanımları için yeni imkanlar ortaya çıkabilir.

Yasal Uyarı: Uyuşturucu maddeler sağlığa zararlıdır!

Çeviren: Anıl Toklu
Düzenleyen: Onur Arpat

Yazı ilk olarak 18 Nisan 2019 tarihinde Knowing Neurons sitesinde İngilizce olarak yayınlanmış olup NöroBlog’un Knowing Neurons ile gerçekleştirdiği işbirliği ile Türkçe diline çevrilmiş ve yayınlanmıştır. Vurgular çeviri editörüne aittir.

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog

Anasayfamızdan daha fazla sinirbilim yazısına ulaşabilir, podcast ve videolarımıza erişebilirsiniz.