Bir Sinirbilim Belgeseli: Yaratıcı Beyin

Popüler sinirbilim yazınının önemli isimlerinden David Eagleman yeni bir projeyle karşımızda: The Creative Brain (Yaratıcı Beyin).

Eagleman aynı isimli kitabının üzerinden çektiği bu yeni belgeselde “yaratıcılık” konusuna eğiliyor, “beynin yaratıcılığı nasıl yarattığını” anlatıyor.

Belgesel bir ormanda başlıyor, Profesör Eagleman şu soruyu soruyor:

“Bu ormanda yaşayan canlılar için hayat 1 milyon yıldır neredeyse her şeyiyle aynı kalırken, nasıl olur da birkaç kilometre ötedeki insanlar mağaralardan uzaya taşınabildiler?”

Eagleman bu soru üzerinden insan yaratıcılığının kökenleri üzerine bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta yaratıcılığımızı artırmanın yollarına dair keşfettiklerini izleyiciyle paylaşıyor.

Belgeselde “yaratıcılığı artırmaya yönelik tavsiyelerden” bazıları şöyle:

  • Bir alandaki iyi bir fikri alıp başka bir alanda kullanın. İyi bir fikir birden fazla alanda sorun çözmeye yarayabilir.
  • Birkaç iyi fikri alıp birleştirin, iki iyi fikrin kombine edilmesinden ikisinden de iyi üçüncü bir fikir çıkabilir.
  • Yaratıcılık çoğu zaman yoktan yeni bir şey icat etmek değil, zaten var olan bir şeyin şeklini değiştirmektir. Sürekli bir şeyleri değiştirin, değişimden korkmayın.
  • Yaratıcı olmak aslında beynin temel bir özelliğine karşı savaşmak demek. Beyin enerjisini verimli kullanmak için her zaman en kolay çözüme yönelme eğilimindedir. En kolay yoldan sonuca ulaşabileceği nöral yolakları izler. Yaratıcılık ise en kolay yolu seçmek yerine beynimize karşı koyup alternatif yollar aradığımızda ortaya çıkar. Yaratıcı olmanın ilk şartlarından biri derine inmek, zor yolu seçmektir.
  • Sınırları zorlayın. Elbette yenilik arayışı ile düzen isteği arasında bir denge tutturmak gerek. Ancak yaptığınız işin sınırlarını zorlamak size yeni yollar açabilir.

Daha önce “Beyin: Senin Hikayen” kitabını tanıttığımız David Eagleman’ın yaratıcılıkla ilgili önerilerini faydalı bulur musunuz bilemeyiz, ancak belgesel sinirbilim ve yaratıcılıkla ilgilenen herkese keyifli bir seyir sunuyor. Belgeseli Netflix’te Türkçe altyazısıyla bulmak mümkün.

NöroBlog okurlarına tavsiye ederiz.

Keyifli seyirler…

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog