Ketamin: Depresyon Tedavisinde Yeni Bir Umut

Depresyon Tedavisinde Yeni Umut Kötü Namlı Bir Uyuşturucudan mı Gelecek?

Aslen anestezide uygulanan bir ilaç olan ketamin, disosiyatif etkileri nedeniyle yaygın biçimde psikedelik bir uyuşturucu olarak kullanılmaktaydı. Son dönemde bambaşka bir özelliği ile tekrar gündeme gelen ketamin, psikiyatrik ilaç tedavileri konusunda heyecan verici oldu.

Depresyon tedavisinde diğer müdahalelere dirençli durumlarda ketamin tedavisi fayda gösteriyordu. Üstelik görece daha hızlı etki göstermesi ve intihar düşünceleri gibi ağır semptomlarda faydalı olması da cabasıydı. Bunu fark eden klinisyenler ketamini olası yan etkileriyle birlikte değerlendirerek kullanılabilir bir tedavi ortaya çıkıp çıkmayacağını araştırmaya başladılar. Henüz deneysel olarak görülse de ketamin depresyon tedavisinde kullanılmaya başlandı bile. İlacın etkinlik-güvenlik çalışmaları ise devam ediyor.

Ruh sağlığı alanında çalışan klinisyenler ve dirençli depresyondan muzdarip hastalar için tedavi olasılığının yarattığı heyecanı anlamak hiç de güç değil. Depresyon, psikiyatrik hastalıklar arasında en yaygın görüleni ve hemen hemen her beş kişiden birini etkiliyor. Bu kadar yaygın görülen depresyonun tedavisi ise bazen o denli yüz güldürücü olmayabiliyor. Depresyondaki hastaların belli bir yüzdesi ilaç ve diğer tedavilerden fayda görmüyor. Bazı klinik çalışmalar birinci basamak sağlık kuruluşlarında tedaviye dirençte %50’ye varan yüksek oranlara işaret ediyor.

Bu tedaviye dirençli hasta grubu için bugüne kadar elimizdeki müdahalelerin çok geniş olmadığını söylemeliyiz. Ketamin bu noktada bir alternatif olarak dikkat çekici oldu.

Ketamin 1950’lerde, anestezik bir madde olan Fensiklidin (PCP) ilacının alternatifi olarak geliştirilmişti. Fensiklidin de üretim amacı dışında kötüye kullanılarak yine uyuşturucu olarak bilinir olmuştu, ayrıca yoğun yan etkileri nedeniyle pek de sevilen bir anestezik değildi. Bu nedenle yeni bir arayışa girilmiş ve ketamin üretilmiş, bir süre sonra da Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) onay almıştı. Ketamin disosiyatif anestezik adını aldı. Çünkü uygulanmasının ardından insanlarda bir kopma hissi tetikliyordu.      

Ketamin Nasıl Çalışır?

Ketamin nöronlarda NMDA (N-metil-D-aspartat) reseptörlerine bağlanarak etki gösterir. Ketaminin NMDA reseptöründe kalsiyum kanallarına bağlanır. Bu noktaya PCP (fensiklidin) noktası da denir çünkü aynı zamanda fensiklidinin bağlandığı noktadır. NMDA reseptörlerine vücutta bulunan nörotransmiterlerden glutamat bağlanır ve glutamat bağlandığı hücrede uyarıma yol açar. Ketamin (ve fensiklidin) ise bu reseptöre bağlandıklarında onu bloke ederek glutamatın etkisini durdurmuş olurlar. Böylece uyarılamayan hücre fonksiyonlarını yerine getiremez. Ketaminin ilginç yanlarından biri de NMDA reseptörleri üzerinden gösterdiği bu etkiyle şizofrenide görülenlere benzer bulgulara yol açabilmesidir. (NMDA reseptörelerinin etkinliğinin kısıtlı olması şizofreninin altında yatan olası sebeplerden biri olarak araştırılmaya devam ediyor.)

Depresyona dönecek olursak; diğer antidepresan ilaçlardan (örneğin SSRI’lar) farklı olarak ketaminin etkisi glutamat adlı nörotransmiterin reseptörleri üzerinden gerçekleşmektedir. Anestezik dozlarından daha düşük dozlarda damardan verilen ketaminin glutamat salınımına yol açtığı ve diğer monoaminlerin (dopamin,serotonin gibi) salınmasını uyararak etkinlik gösterdiği düşünülmüş. 

Ketamin Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Ketamin uygulamasının hemen ardından antidepresan etkiler görülebilmekle birlikte bu etkinin kısa sürmesi ve günler içinde kaybolması esas problemlerden biri. Uygulamaya haftalar boyunca damardan verilecek ilaçla devam etmek ise pek kolay ve konforlu değil. Üstelik söz konusu olan bir anestezik madde olduğu için her seferinde olası risklere karşı hastane koşullarında uygulanması zorunlu. Bu nedenle ketaminin daha uzun dönemde devamı için alternatifler aranmış. Ketamin burun spreyi bu konuda imdada yetişecek gibi görünüyor. 

FDA ketemin burun spreyinin halihazırda antidepresan kullanan, ancak ilaç tedavisinden fayda görmeyen hastaların kullanımına yakın zaman önce onay verdi. Bu kullanım da yine sağlık profesyonellerinin dözetiminde olacak. Yine de damardan uygulama ile yapılacak tedaviyle karşılaştırıldığında güvenlik açısından oldukça iç rahatlatıcı olacağı kesin. Bu konuda 200 erişkin ile yapılmış bir çalışmada haftada iki kez burundan uygulanan ketaminin belirgin bir iyileşmeye katkıda bulunduğunu gösterildi. Burun spreyi şeklinde kullanılan madde ketaminin bir türevi olan esketamin.

Umut ve Risk Bir Arada

Ketaminin uygulama zorluklarının yanı sıra bağımlılık yapıcı ve kötüye kullanılma riski taşıyan bir madde olması aklımızın bir kenarında durmalı.

Ancak hızlı etki başlangıcı ve daha önemlisi dirençli depresyonda kuvvetli etki gösteren bir seçenek olması heyecan uyandırıcı bir gelişme.

Yazan: Dr. Taner Yılmaz
Düzenleyen: Dr. Onur Arpat

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog

Kaynaklar ve ileri okuma: