Apandisit Ameliyatı Parkinson Riskini Artırıyor mu?

İlk bakışta birbiriyle ilgisiz iki organ gibi gözüken apendiks ve beyin, yeni çalışmalara göre birbirleriyle sanılandan daha bağlantılı. Sindirim sistemindeki sinir hücresi miktarının fazlalığı artık yaygınca bilinen bir gerçek. Hatta bu durum sindirim sisteminin medyada “ikinci beyin” olarak bilinmesine bile sebep oldu.

Sindirim sistemi ve beyin parasempatik aktiviteden sorumlu ve vücudun en uzun siniri olan vagus siniriyle birbirlerine bağlılar. Vagus, bir ziyafet sonrası bağırsaklarımıza daha çok kan götürerek yediklerimizi daha kolay sindirebilmemizi ve doyma hissini sağlıyor. Yakın zamanda Parkinson hastalığının oluşum mekanizmasında sorumlu olduğu bilinen alpha-synuclein proteininin bağırsakta da keşfedilmesi, gözleri bu ikili arasındaki ilişki ihtimaline çevirdi. Yazıya sıklıkla karıştırılan kavramlara açıklık getirerek başlayalım:

Apendiks (ya da apandis) kör bağırsak anlamına gelir ve vücudumuzun bir parçasıdır. Apandisit ise kör bağırsağın iltihablanması durumudur. Apendektomi cerrahi bir işlemdir ve apandisin iltihaplanması (apandisit) durumunda cerrahi olarak çıkarılması olarak tanımlanmaktadır.

Yazımıza konu olan çalışma bu yılın Mayıs ayında ABD’de yayımlandı ve iddiası apendiksin alınmasının Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırdığı yönünde. 

Yaklaşık 62 milyon hastanın sağlık kayıtlarının incelendiği bu çalışma, toplamda 488.000 kişinin apandisit ameliyatı (apendektomi) olduğu, apendiksi alınan bu kişilerin ise %1’e yakınının daha sonra Parkinson hastalığı gibi bir ilerleyici sinir sistemi hastalığı geçirdiğini ortaya koydu. 

Apendiksi yerinde olan grupta ise bu oran sadece %0,3. Bu da demek oluyor ki genel risk hala düşük olsa da, Parkinson hastalığına yakalanma riski ameliyat sonrası yaklaşık 3 katına çıkmış. Ancak ameliyattan ortalama kaç yıl sonra Parkinson belirtilerinin oluşmaya başladığıyla ilgili elde henüz bir veri yok. Bilinen ise, riskin cinsiyet, yaş ve etnisite ayırt etmeksizin herkes için eşit olarak arttığı.

Bu durumda “Hastalar apendikslerini aldırmaktan uzak mı durmalılar?” sorusu gündeme geliyor.

Öncelikle araştırmanın bulguları bir korelasyona işaret etse de, bu bağlantının arkasındaki mekanizmayı ortaya koyacak bir bilgi vermiyor. Yaygınca bilindiği gibi, günümüzde apandisitin başlıca tedavi yöntemi cerrahi. Müdahale edilmediği takdirde ise ölümcül sonuçları olabilecek tehlikeli bir hastalık. Neredeyse her apandisit olanın apendiksi çıkarıldığından, Parkinson hastalığı riskini artıranın apandisitin kendisi mi yoksa organın çıkarılması mı olduğu hakkında henüz elimizde bir veri yok. Ayrıca Apandis-Parkinson ilişkisi hakkinda Ekim ayında yayımlanan bir başka çalışma ise tam tersi bir sonucu öne çıkarmıştı.

1.6 milyon İsveçlinin sağlık geçmişi taranarak yapılan bu çalışma, apendektomili hastalarda Parkinson görülme sıklığının %20 azaldığını ortaya koymuştu. 

Şu an için bulunduğumuz noktada, araştırmalar bu iki hastalığın bir şekilde birbiriyle bağlantılı olduğuna dair ciddi bulgular ortaya koysa da, henüz bu bulguların işaret ettiği mekanizma açıklığa kavuşana kadar apandisit için bir tedavi değişikliği gündemde değil.

Ancak kısa zaman içerisinde yayınlanan onca çalışmadan da anlayabileceğimiz üzere, nörobilim dünyasının konuya olan yoğun ilgisi devam ediyor. İlerleyen günlerde mekanizmayla ilgili daha aydınlatıcı çalışmalarla karşılaşabiliriz.

Yazan: Mert Levent Barut
Düzenleyen: Onur Arpat

NöroBlog’u Patreon üzerinden desteklemek için: patreon.com/NoroBlog

Kaynaklar ve ileri okuma:

Makale https://ddw.org/news/press-releases/appendix-removal-associated-with-development-of-parkinsons-disease)

WebMD https://www.webmd.com/parkinsons-disease/news/20190509/is-appendix-removal-linked-to-parkinsons-disease#1

Science Mag https://stm.sciencemag.org/content/10/465/eaar5280?rss=1

NöroBlog http://noroblog.net/2018/11/11/sinirbilimde-bu-hafta-1/

Görsel https://pixabay.com/illustrations/offal-marking-medical-intestine-1463369/